İMAR HAKLARI AKTARIMI, KENTSEL DÖNÜŞÜM, HAKLAR DESENİ YAPILAŞMA-İMAR, KENT, ÇEVRE, YAŞAMA, BARINMA, KONUT EDİNME, İRTİFAK, KULLANIM ...
3 Ekim 2011 Pazartesi
İstanbul-Anadolu, Tekel arazisinde doğal sit alanı kararı varken oldu bittilere !
İstanbul-Anadolu, Tekel arazisinde doğal sit alanı kararı varken...
oldu -ama- bitmedi>
...330 dönümlük Tekel arazisi maliyenin mülkiyetindeydi.Tahsisden sonra, taşınmazın “Sanayi alanı” olan imar durumu, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 18 Haziran 2010 tarihli kararıyla “üniversite alanına” dönüştürüldü.
Plan değişikliğine karşı açılan davada, “Dünyanın her yerinde üniversite kampüsleri şehir dışına çıkarılarak modern bir eğitim imkanı sağlanırken, şehrin ortasında, trafik ve nüfus artışına neden olacak bir üniversite yapılanmasının doğru olmadığı” belirtilmişti.
Yapılan plan tadilatı ile “bölgeye fazla ve hukuka aykırı yapılaşma hakkı sağlandığını” ileri süruldu. ...
Kaynak>
http://gundem.milliyet.com.tr/tekel-arazisi-nefes-alacak/gundem/gundemdetay/03.10.2011/1445877/default.htm
26 Eylül 2011 Pazartesi
Bilimsel Yayın Çalışmaları
Mülkiyet ve İmar Hakları,
Afet/Deprem,
Kentsel Dönüşüm,
Kültür ve Tabiat Varlıkları,
Ekoloji,
Kentsel Koruma ve Yenileme,
İmar planları,
Koruma Amaçlı İmar Planları,
Bakanlıklar,
Yerel Yönetimler,
Mevzuat,
İmar hukuku,
Çevre hukuku,
Sit alanları,
İmar uygulamaları...
Benzer anahtar kelimeleri kapsayan konularda 2009 sonrası bazı bilimsel etkinliklerde sunulan bildiriler ve dergilerde yayımlanan makaleler; azizcumhurkocalar.blogspot.com yoluyla izlenebilir.
İyi araştırmalar.
5 Haziran 2010 Cumartesi
Emek sineması-ICOMOS Türkiye Milli Komitesi üyeleri
Emek Sineması, İstanbul kültür yaşamının özgün mekânsal değerlerini yaşatan bir yapı olmanın yanı sıra, Beyoğlu’nun günlük hareketliliğine katılan canlı odaklardan biridir. 19. Yüzyıldan bu yana kentin modernleşmesine ilişkin her değişim Emek Sineması ve ona eklemlenen yapılar bütününde önemli izler bırakmıştır. Emek Sineması ve çevresindeki mekanlar en azından 19. Yüzyıl ortalarından bu yana kentin kültür yaşamının merkezinde yer almışlardır. Bu adanın kentin ilk opera-tiyatro yapısını barındırdığı, elçilikler dışında ilk baloların burada verildiği, İstanbul’da kendisi için inşa edilmiş bağımsız bir yapıya sahip ilk kulübün burada konumlandığı gibi tarihsel gerçekler bilinmektedir. Yaklaşık olarak son yarım yüzyıldaysa sunduğu nitelikli filmler ve diğer düzeyli etkinliklerle kentlilerin belleklerinde unutulmaz izler bırakmış olan bu sıradışı mekan ve bulunduğu yapı adası bütün olarak korunması gereken bir kültür varlığıdır. Beyoğlu’nda korunmaya değer bulunarak tescil edilen ilk yapılar da yine bu yapı adasında konumlanmaktadır. Söz konusu yapı birikiminin koruma statüsünün düşürülmesi ve yerine bir AVM yapılması İstanbul’da geç 19. Yüzyıl ile erken 20. Yüzyılda ortaya konmuş en önemli tarihsel yapı topluluklarından birini ortadan kaldıracaktır. Böyle bir girişim İstanbul’da tarihi çevrenin karşı karşıya olduğu en vahim saldırılardan biri olarak nitelenebilir.
Cercle d’Orient ve Emek Sineması’nın üzerinde konumlandığı yapı adası 19. Yüzyılın ikinci yarısından başlayarak 1960’lara uzanan aralıkta İstanbul’da uygulanmış en gelişkin inşaat tekniklerinin ve bir dizi mimari üslubun düzeyli örmeklerini de içermektedir. Sadece Emek Sineması özelinde ele alınırsa, yapı İstanbul’da 20. Yüzyıl başından bugüne ulaşmış en geniş iç mekandır. Bezeme özellikleri bakımından 1900’lü yılların biçim tercihlerini önemli ölçüde korumaktadır. Yapım teknolojisi açısından olduğu gibi, üslupsal olarak da aynen korunması gereken 1. Derece eser niteliğindedir. Bu denli önemli bir tarihi mekan yerinde ve özgün mimarisi ile korunmalıdır. Yapım özellikleri nedeniyle başka bir yere, konuma, kota taşınarak korunacağını savunmak, koruma ilkelerine aykırı olmanın ötesinde teknik olarak imkansızdır. Yıkıldıktan sonra benzer bezemeleri üzerinde barındıran bir başka mekan inşa edilmesi kuşkusuz mümkündür; ancak, buna tarihsel çevreyi koruma değil, “tarihsel gibi gözüken” bir yeni bina yapmak denir. Koruma ve restorasyon disiplini yeni malzeme ve tekniklerle “sözde tarihsel” mekanlar inşa etme aldatmacasının bir diğer adı değildir. Tarihsel eser ve çevreleri önemseyen duyarlı hiçbir uzman ve yurttaş bu aldatmacaya kanmayacaktır, kanmamalıdır.
Tarihsel çevre ve yapıları koruma yaklaşım ve ilkelerini hiçe sayarak, sadece kısa vadeli maddi çıkarları ön plana alarak bu alanda yapılmak istenenler kamu yararına aykırıdır. Beyoğlu’nun tarihi kimliğine, yapı stokunun inşai ve mimari özelliklerine saygı gösterilmeli ve semtin Emek Sineması gibi özgün bileşenleri özenle, yerinde korunmalıdır.
ICOMOS Türkiye Milli Komitesi üyeleri
19 Mayıs 2010 Çarşamba
Tarihsel Kentler - Kültürel Ayrımcılık
Anadolu'nun Tarihsel Kentleri, kültürel ayrımcılığın nispeten eritilebildiği kamusal alanlar yaratabilmişlerdir. Örneğin, İstanbul'un da çok katmanlı tarihsel yapısından hareketle, kamusal alanlarının daha nitelikli kültürel açılımı adına şunları söyleyebiliriz.
Bu tür sosyal paylaşımların derinleşerek sürdürebileceğine dair inancımızı, bu yollardan da bilimsel yaklaşımlı desteklerle arttırabileceğimizi, artık çok iyi biliyoruz.
O yüzden okuyucularımıza şimdilik, bazen mekana da açıkca yansıyabilen, artık ezberlerimize de istemesekte işlemiş bulunan, toplumdaki gizli şiddetten kaynaklı ayrımcılıktan etkilenen bizlerin, önce kendimizi, sonra siyaset felsefesi açısından düşünerek, oy verdiğimiz partimizi, ciddi sorgulayabileceğimiz, ilgi çekici bir etkinlikle karşı karşıya olabileceğimizi hatırlatmak isterim. (Arkası gelecektir.)
Gençliğin katkısıyla, gerçekleşmeyi sürdürecek, ender görülen toplumsal bir eğitim projesi; http://kitapokuma.blogspot.com/2010/05/yasayan-kutuphane.html
üstelik sizlerin de gecikmesiz katılım desteğini bekliyor.
Bu proje hakkında, ilk saptamalardan hareketle:
Tiyatro kadar güçlü, etkileşimli yanıyla da yüz yüze canlı bir karşılaşma alanı** yaratıyor oluşuyla,
bu projenin; kamusal alanı, gerçekçi-sosyal bir açıdan genişletebilmesi, ilgili disiplinler adına daha çok ilgi çekeceğinin de habercisi gibi !
O yüzden, bu konu daha da ayrıntılı bir şekilde, şu sitelerde de ele alınacaktır:
(** Yani, yakın gelecekte başlayacak yazı kaynaklarının yer alacağı tematik sitelere göndermeler)
http://dogaclamalar.blogspot.com/ Ciddi bir karşılaşma alanı yaratması
http://kulturtabiat.blogspot.com/ Kültürel farklılıklar
http://sol-ol.blogspot.com/ ! - Ayrımcı siyaset
Kamusal alanı zenginleştiren şenliklerin yanısıra,
Fest. duyurularının da, her sene Mayıs ayıyla birlikte artıyor olduğunu hatırlamak isteyenlere;
http://tiyatroda.blogspot.com/2010/05/rengarenk-festivaller.html
18 Nisan 2010 Pazar
Tarihi Kültürel Miras - Sinema salonları
Beyoğlu'nun Kültür Sanat mekanlarındaki uygunsuz dönüşümün yasal-yönetsel altyapısı ile kamuoyundan yükselen tepkiler
Kaynaklar:
5366 sayılı yasanın 2863 sayılı yasayla, Anayasayla olan aykırılıkları
http://www.arkitera.com/news.php?action=displayNewsItem&ID=52272
Kamuoyunun malına sahip çıkışı
http://filmlerden.blogspot.com/2010/04/emek-kamu-maldr-sinema-salonlar.html
17 Aralık 2009 Perşembe
Petrol Ofisi’nin arsası - İstanbul
Haber
Haberde geçen örnek bir konu: Petrol Ofisi’nin arsası
Topbaş, törenin ardından gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Bir gazetecinin Petrol Ofisi’nin Çubuklu’daki tesisi ile ilgili belediye olarak ne yapacaklarını sorması üzerine Topbaş, "Yasal prosedür devam etmiş. Hukuk devletinde yaşamaktayız. Yargının kararına taraflar rıza göstermek zorunda. 2001’de açılmış bir dava bu. Bugüne kadar ecrimisil ve faizleriyle birlikte tahliyesi söz konusu. O benzin istasyonunu değerlendireceğiz ve gerekiyorsa tahliye işlemini yapacağız. Cezanın da faiziyle tahsili yasal bir zorunluluk. Bu yer artık belediyeye ait oluyor" şeklinde konuştu.
Bir başka gazetecinin "Kentsel dönüşümde kaçak katı olanlara da birebir dairelerini verecek misiz?" sorusu üzerine Topbaş, kaçak yapısı da olsa bugün orada yaşadıkları için karşılığı olan daireyi vereceklerini söyledi.
Bunun kurallara uyanlara haksızlık olup olmayacağı sorusuna Topbaş, "Toprak tapuları var. Ama imar haklarını aşmışlar. Biz dere havzalarına yapı yapanlara da konut verdik. İstanbul’da imara aykırı yapı çok fazla" karşılığını verdi. (aa)
Türkiye / 16/05/2008
Okullar
Belediyeler ya da valiliklerce yapılan arsa ve arazi düzenlemesinde'ortaklık payı' adıyla kamuya ayrılan alanların oranını...ANKARA - Belediyeler ya da valiliklerce yapılan arsa ve arazi düzenlemesinde 'ortaklık payı' adıyla kamuya ayrılan alanların oranını yüzde 35'ten yüzde 40'a çıkaran yasa tasarısı, TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu'nda dün kabul edildi. Tasarıya bu alanlara MEB'e bağlı ilk ve ortaöğrenim okulları yapılması için bir madde eklendi. Tasarıya göre okul yapılacak alanlardaki gecekondu sahipleri, imar haklarını alsalar bile, belediye veya valiliğin yazılı ihtarı üzerine 30 gün içinde binaları yıkmak ve enkazını kaldırmak zorunda tutuluyor.
Kaynak: Radikal 2
Gecekondu yerine okul
Türkiye / 31/07/2003
Kültürel etkinlikler -2010 İstanbul
Haber
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna"Kentim İstanbul" adlı kitaba yazdığı önsözde araştırma sonuçlarını şöyle yorumluyor: "Yüzde 64 oranında İstanbullu hiçbir kültürel etkinliğe katılmadığını ifade ediyor. Bu İstanbul'un kabul edebileceği bir şey değil. İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak faaliyet üzerine faaliyet yapıyoruz...
...
"İstanbullularınİstanbul'a yabancı olması" nedeniyle, doğal olarak İstanbul'un Belediyesinin de bu seçkinler aracılığıyla kendi vatandaşlarına yabancı muamelesi yapma hakkı doğuyor. Bu durumda Belediye'nin kendi projelerini katılıma açması, bilgi paylaşması, imar haklarını şeffaf bir şekilde düzenlemesi için bir neden yok. Araştırmanın da ortaya koyduğu gibi, çünkü İstanbullular zaten henüz 'İstanbullu' değiller. Dolayısıyla başka şehirlerin hemşerilerine tanıdığı hakları da onlara tanımaya gerek yok. İlk önce İstanbulluların İstanbullu olmasını beklemek gerekiyor. Sonuç: Hem yönetim olarak Belediye, hem tepeden inme projeler yapan uzmanlar başka şehirlerde olup bitenlere ve bu şehirde yaşanan sorunlara gözlerini kapatıp, rahatlayabilirler.
Kaynak: Radikal 2
KORHAN GÜMÜŞ
04/05/2003Kültür mirası, Yeşil alanlar, İmar hakları
Radikal İki'de yazar Korhan GÜMÜŞ, "imar haklarını" konu alan haberleriyle, rant paylaşımındaki adaletsiziliği gündemimize taşımakta olup, yetkililerin ve vatandaşlarımızın bu konudaki duyarlılığının artırılmasına özen göstermektedir. Teşekkürler.
Haber
İstanbul'da imar hakları öylesine lastikli bir hale geldi ki, isteyenin her istediğini yapabildiği hukuksuz bir düzende kültür mirası bir yapıya yatırım yapanlar ister istemez cezalandırılmış oluyorlar. Hiç hesapta olmayan bürokratik yasaklara karşı mücadele ediyorlar. Hatta mülklerinden nefret eder hale geliyorlar. Bildiğiniz hikâye: İstanbul'daki köşklerin, yalıların hatta yeşil alanların başına gelen tipik bir durum. (Latife Tekin İstanbul'a geldiğinde yakılan köşklerden yalılardan yükselen alevleri ailecek seyrettiklerini anlatır.) Buradaki fark, yapının göz önünde olması ve projenin 'koruma uygulaması' diye adlandırılması.
Kaynak: Radikal 2
Narmanlı bir örnek olabilir mi?
KORHAN GÜMÜŞ
24/03/2002
Deprem, İmar ve Planlama
Haber
Depreme dayanıklı olan bu yapılar uzmanların desteği ile yenilenseydi, belki insanlar betonarme apartmanlara özlem duymazlar ve depremde de kimsenin burnu kanamazdı! Bölgede depreme dayanıklı yapı kapitalinin bir bölümü eğer korunduysa ve kullanılmaya devam ettiyse, uzmanlardan ve imar haklarından yararlanılmadığı için korundu! Uzmanların hizmet verdiği yapı üretim süreçlerinde ise genellikle depreme dayanıklı yapı kapitali yokoldu! Hem geleneksel yapım teknikleri hızla unutuldu ve hem de imar faaliyetlerinde proje hizmetleri kurumsallaşmadı. 'İmarlı' siyasal döneme geçildiğinde uzmanların temsil ettiği bürokratik, tepeden inmeci planlama zihniyeti siyasal popülizmin gücü altında ezildi. Böylece imar hareketlerinin denetimsiz kalmasında doğrudan bir rol oynadılar. Sonuçta kırsal kesimin ve Anadolu'nun modernleşmesi de metropollerdeki bu tepeden inmeci - popülist zihniyetin etkisinde gerçekleşti.
Sonuçta Türkiye'de eşi benzeri başka yerlerde görülmeyen bir 'planlama' modeli ortaya çıktı: Bir tarafta planlama yerine geçen, halkın ihtiyaç duymadığı, zorla uygulanmaya çalışılan, kendi üzerine kapanan meslek pratikleri, diğer tarafta asgari akılcılaştırma fırsatlarından yararlanılmadan gerçekleşen yerleşimler...
İşte bu nedenle bence 17 Ağustos ve 12 Kasım depremleri diğer yüzüyle de geleneksel üretim kalıplarını terkeden Türkiye'de uzmanların ve seçkinlerin meşruiyet sorununu gözler önüne serdi.
Kaynak: Radikal 2
Afetin öteki yüzü
KORHAN GÜMÜŞ
19/08/2001
Açık alanlar-İzmir-İnciraltı
Haber
Tek açık alan
EXPO 2015 alanı olarak belirlenen İnciraltı'na gelirsek; içinde 1., 2., 3. derece doğal sitlerin bulunduğu ve planlarda Tarımsal Niteliği Korunacak Alan olarak belirlenmiş, büyük bir kısmı şahıs mülkiyetinde olan bir bölge.Burada yakın döneme kadar tarım yapılıyorken, son dönemde el değiştirmelerle bağ evi koşulları kullanılarak üst gelir grubunun villalar yaptığı ve gelinen süreçte yüksek imar haklarının ve rantların beklendiği bir bölgeye dönüştü. Aynı zamanda İzmir'in açık alan gereksinimini karşılayabilecek neredeyse korunabilmiş tek boş alan. ŞPO da bölgenin Açık Alan niteliğini kaybetmemesi gerekliliğini vurguluyor özellikle, ille de tarım alanı yapılması talebini dile getirmiyor. Tıpkı EXPO'nun İzmir'de olmasına karşı olmadığı, hatta bunun İzmir için bir fırsat olduğunu pek çok kez dile getirdiği gibi. Gazetede sanki EXPO'ya karşı imiş gibi bir tavır sürdürülüyor. Oysa karşı olan bir oda neden alternatif yerler önersin, neden inceleme gezisine katılsın.
Hal böyleyken 17 Kasım tarihli gazetenin sürmanşeti "İzmir'i arkadan vurdular" diye atılıp, EXPO 2015'in İnciraltın'da yapılmasını öneren imar planının iptali için Danıştay'a başvuran ŞPO İzmir Şubesi, kentin geleceğine darbe vurmakla suçlanıyor ve halk, girişimin iptalini istedi şeklinde sürüyor.
Kaynak: Radikal
31 Ekim 2009 Cumartesi
Yürütmeyi durdurma-Yeni Mamak Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi
Ankara 6. İdare Mahkemesi, proje alanına ilişkin imar planını onaylayan Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi kararının yürütmesini durdurdu
ANKARA - Ankara 6. İdare Mahkemesi, Yeni Mamak Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje alanına ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planını onaylayan Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi kararının yürütmesini durdurdu.
Mamak Barınma Hakkı Bürosu adına Nazım Kahraman, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi'nin kararının iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle dava açmıştı.Davayı görüşen Ankara 6. İdare Mahkemesi, uyuşmazlığın teknik bilgi gerektiğine işaret ederek, bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verdi.
Bilirkişi raporunda, "dava konusu kentsel dönüşüm alanının yüz ölçümünün çok büyük olduğu ve bu büyüklükte bir alanda kentsel dönüşüm projesi uygulayıp imar hakkı aktarımında adaletli davranmanın imkansızlığı" ifade edildi.
Alanın tamamının gecekondu bölgesi olmadığı, yüksek katlı bloklar veya ticari kullanımların da yer aldığı belirtilen bilirkişi raporunda,
"Bu etkenler de göz önüne alındığında, alanın tümünün kentsel dönüşüm alanı olarak ilan edilmesi şehircilik ilkeleri ve planlama teknikleri açısından bilimsel hiçbir gerekçeye dayanmamaktadır. Dava konusu plan, şehircilik ilkeleri, planlama teknikleri ve kamu yararına uygun değildir" denildi.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığının bilirkişi raporuna yaptığı itirazları da "raporu sakatlayacak" nitelikte bulmayan Ankara 6. İdare Mahkemesi, bilirkişi raporu doğrultusunda karar verdi.
Mahkeme, "dava konusu işlemin kamu yararı, şehircilik ilkeleri ve planlama tekniklerine uygun olmadığı" sonucuna vararak, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi'nin Yeni Mamak Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje alanına ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planını onaylayan kararının yürütmesini durdurdu.
Kaynak: www.dunya.com
12 Ağustos 2009 Çarşamba
Planlamanın eşitlik ilkesine aykırılıklar
Kaynak: Hürriyet - 04.02.2009 - Utku BOLULU / İZMİR (DHA)
http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=10920623
Zorlu gökdelenine itiraz ve dava kıskacı
...
<< İmar komisyonuna sevk
İtirazda “Belirli bir bölgede, yalnızca bir grubun ya da kişinin mülkiyetinde ayrıcalıklı imar hakları yaratılarak volması nedenleriyle planlama ilkelerine, şehircilik kurallarına ve kamu yararına uygun olmadığı kanısındayız” iddiası da yeraldı.
>>
Sokakların imar hakları ve imar durumları - Ankara - M.Karayalçın
Haber
Kaynak: Hürriyet - 14.02.2009
http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=10999860
Karayalçın meydan okudu
...
<<
Hemşehrilerimize ’sen bir mahkemeye git’ yerine, ’hakeme git’ diyeceğiz. Ankara’nın tüm sokaklarının imar hakları, durumları belediye internet sitesinde yayımlanacaktır. Kendi sokağınızdaki imar durumunu anlayacağınız bir Türkçe ile internet sitesinde göreceksiniz. Bu, imar konusunda rant oluşmasına ve plan değişikliklerine karşı düşünülebilecek önemli bir çözüm olacaktır. Bu, önemli bir meydan okumadır. Belediye Meclis toplantıları radyo ve televizyonlardan yayınlanacaktır. Belediye harcamaları saydamlaştırılacaktır.
>>
13 Temmuz 2009 Pazartesi
Su hakkı
Haber-İnternet
Kaynak:
http://www.politeknik.org.tr/site/index.php/polsecmenu/4-cevre/844-su-gibi-aziz-ece-temelkuran.html
..
Dünya Su Forumu denen dev 1996’da kuruldu. İlk yaptıkları iş ‘kıt su kaynaklarının kullanımını konuşmak’ paravanı ardında suyun ticari bir mal olduğunu kabul etmek oldu.
..
Çokuluslu şirketlerin başını çektiği forum, hiç boş durmadı ve suyun özelleştirilmesi fikrini tüm dünyanın kafasına soktu. Forum en son Meksika’da yapıldı ve o günden beri Meksika’nın başı su şirketleriyle dertte.
"Bu öyle bir iştah ki Karadeniz’de sadece bir ırmak üzerine 50 baraj kurulması planlanıyor. Etekleri zil çalarak başlattıkları ‘su sayacı’ projesiyle de zaten bizim sahibi olduğumuz suyu bize önce parasını alarak veriyorlar."
"Bugün dünya nüfusunun sadece yüzde 5’i suyu ulusötesi şirketlerden satın aldığı halde, bu şirketlerin yıllık gelirleri dünya petrol ticaretinin yıllık gelirinin yarısına ulaşmıştır."
(Dursun Yıldız, Su politikaları uzmanı, TMMOB dergisi)
Bilgi Üniversitesi Santralistanbul’da, 20-22 Mart’ta (www.alternatifsuforumu.org). Diğeri ise Suyun Ticarileşmesine Hayır Platformu’nun etkinlikleri. 19-20 Mart’ta Mustafa Kemal Kültür Merkezi’nde ve sonrasında Yıldız Teknik Üniversitesi’nde (www.suplatformu.net).
Turizm merkezi - Hasankeyf - Radikal
Hasankeyf benzeri bölgelerle ilgili bazı haberlerin konu edildiği site : http://kulturtabiat.blogspot.com/
Turizm, Çevre, İnsani değerler, Tarihi, Doğal ve Kültürel varlıklar
Barajlar ve Alternatif Enerji ile ilgili bazı haber/yorum sitesi: http://yinelenebilirenerji.blogspot.com/
Başlık :Hasankeyf'te sonuna kadar mücadele
<< .. ‘Bilimsel konuşuyoruz’ İTÜ Mimarlık Fakültesi Restorasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zeynep Ahunbay: Hasankeyf’te bir restorasyon çalışması bizim değil, Kültür Bakanlığı’nın görevi. Burası arkeolojik bir SİT alanı, kimse elini kolunu sallayarak bir şey yapamaz. Tarihi Köprüler Müdürlüğü var. Köprüde tamir yapılacaksa bu müdürlük sorumludur. Bizler tarafından restore edilmesi gibi bir şey söz konusu olamaz. Bakan, fazla bilgi sahibi olmadan görüş ifade etmiş. Sorumlu olan bakanlık vardır. Bilim adamları onlarak bizleri davet eder. Biz de buna göre hareket ederiz. Ayrıca yine de bazı sağlamlaştırma çalışmaları yaptık. Örneğin, Koç Camii’nin duvarı yıkılmak üzereydi, payanda (destek) yaptık. Ilısu Barajı yapılmasın diye yıllardır uğraşıyoruz. Yıllar önce rafa kaldırılmış bir proje, yeniden uygulamaya çalışıyorlar. Çevre, insani değerler ve kültürel varlıklara açısından uygun olmayan, doğanın dengesini altüst edecek bir proje. Bizim yaygara filan yaptığımız yok, gerçekleri söylüyoruz, sözlerimiz bilimseldir.
Hasankeyfli esnaf Ömer Güzel: Hasankeyf’in buradan taşınmasını hiçbir Hasankeyfli istemiyor. Büyük sanatçıların Hasankeyf’e destek olması, bakanın bunları iyi niyetli olarak değerlendirmesi bizim kötü niyetli olduğumuz anlamına mı geliyor? Biz tarihin içerisinde yaşıyoruz. Yeni Hasankeyf’te kuru bir toprağın içerisinde yaşamaya itiyorlar bizi. Gül dalında, Hasankeyf yerinde güzeldir. Turistin gelmediğini de bakan eleştiriyor. Geçen yıl 10 bine yakın turist geldi. Hasankeyf’e dünyanın her yerinden turist geliyor. Devlet buraya gelip oteller yapsın, bakım yapsın, asıl tarihle birlikte turizm merkezi olsun.
..
>>
24 Haziran 2009 Çarşamba
Adalar'da "Yıkım" Coşkusu - Oktay Ekinci - ÇED Köşesi - Cumhuriyet
Kaynak: Cumhuriyet 21.06.2009. Oktay Ekinci ÇED KÖŞESİ Adalar'da "Yıkım" Coşkusu
Şu alıntılarla haberin yansımaları:
Kaynak: http://www.buraistanbul.com/buyukadada-yikim.html
Adalar Belediyesi, çevre ve görüntü kirliliği yarattığı ve halk sağlığı açısından tehlike yarattığı gerekçesiyle, Büyükada İskelesi`nin hemen arkasındaki 2 tarihi binanın, amfi tiyatronun ve Lido Otel inşaatının yıkımını başlattı.
Törende konuşan Belediye Başkanı Mustafa Farsakoğlu, yerel yönetimlerin en önemli görevlerinden birisinin çözüm üretmek, bir diğerinin de görev yaptıkları bölge ve beldeleri güzelleştirmek olduğunu ifade etti.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan`ın Büyükada`daki çirkinliğin giderilmesi ve bu binaların yıkılması talimatı verdiğini hatırlatan Farsakoğlu, şunları söyledi:
“Adalar`ın özelliği var. 899 adet tescilli eski esere sahip olan bir yer. Bunların büyük çoğunluğu tarihi özellikleri olan yapılar. Bunların korunması gerekiyor. Bu yapılardan 2`si de tescilli ama yıkılmaya yüz tutmuş eski binalar. Bu çirkinlik abidesi olan yapılar, ayrıca can ve mal güvenliği açısından da tehlike oluşturuyor. Adalarda kaçak olarak yapılan eklentiler var. Bunlarla ilgili olarak mühürlediğimiz yapılar var. Bunları Cumhuriyet Savcılığı`na da bildiriyoruz.”
Anıtlar Kurulu`nun Adalar`dan sorumlu eski üyesi olan Oktay Ekinci de Adalar`da imar yasağı olduğu için tek tek bina yapmanın zor olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:
“Ama yaygın bir şekilde kaçak yapı, büyütme, yeni onarım derken kaçak kat ilave etme, çatı aralarına kaçak katlar sokma veya eklenti yapma gibi işlemler Adalar`da olmuştur. Ama buradaki yapıların yüzde 70`e yakınının korunması gerekli, kültür varlığı niteliğindeki eski eser yapılardır. Bu yapılara karşı her hangi bir müdahalede bulunmak demek, tarihe yasa dışı müdahalede bulunmak demektir. Bu da ayrıca bir suçtur.
1993`te Anıtlar Kurulu üyesiyken bu binaların yıkım kararını ben almıştım. Yasalar gereği, imar disiplinini sağlamak belediyenin görevidir. Yıllardır bu görev yerine getirilmediği için suç işlenmiştir. Kaçak yapılaşma sadece kentlerimizi tahrip etmekle kalmıyor, demokrasimize de leke sürüyor. İnsanlar gerçekten uygun bir gelecek için değil yasa dışı işlerine göz yumulması için oy veriyorlarsa, o oyların sonucu da ortaya çıkan ortamın demokratik bir ortam olduğunu söylemek oldukça zordur.”
Konuşmaların ardından, davul zurna eşliğinde biri ahşap diğeri betonarme üçer katlı 2 tarihi bina iş makineleriyle tamamen yıkıldı. Amfi tiyatro ile Lido Otel inşaatının da yıkımına başlandı.
*
Kaynak: http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=HaberDetay&ArticleID=1097545
Koruma Kurulu’nun yıkım kararlarına rağmen bir türlü dokunulmayan yarım kalmış bir otel inşaatı ile harabe durumdaki iki bina dün yıkıldı
29 Mart yerel seçimlerini kazanarak iki ay önce göreve başlayan CHP’li Adalar Belediye Başkanı Mustafa Farsakoğlu’nun ilk icraatı, Büyükada İskelesi’nin hemen arkasında bulunan ve çirkin bir görüntü oluşturan binaları yıkmak oldu. Belediye ekipleri, dün ilk olarak 23 Nisan Caddesi’nde yolu çökme riskiyle karşı karşıya bulunan dörder katlı iki binayı yıktı. Aralarında bağımsız milletvekili Ahmet Tan’ın da bulunduğu ada sakinleri binaların yıkılışını alkışlar eşliğinde izledi.
3 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 2000’de yıkım kararı verdiği, 3. derece tarihi eser statüsündeki binalar birkaç saat içinde yerle bir edildi. Binaların hemen yanında bulunan, inşaatına 20 yıl önce başlanan ve ada halkının “çürük diş” dediği Lido Otel’in yıkımına da dünden itibaren başlandı.
Başbakan’a gönderme
Başkan Farsakoğlu, Adalar’daki kaçak yapılaşmalara da asla müsaade etmeyeceklerini belirterek, şunları söyledi:
"Buradan sayın Başbakan’a ve sayın Büyükşehir Belediye Başkanı’na teşekkür etmek istiyorum. Çünkü sayın Başbakan 1 yıl önce buraya gelerek miting yaptığında bu çirkinlik abidelerinin derhal buradan kaldırılması için talimat vermişti. Biz o talimatın gereğini bugün yerine getiriyoruz. Kendi partisine mensup olanlar yerine getiremediler bugüne kadar.”
1993’te otel inşaatının yıkım kararını veren kurulda görev yapan mimar Oktay Ekinci de
“Bugüne kadar üç farklı belediye yıkım kararını uygulamadı. Savcılara bunun nedenini sormak istiyorum” diye konuştu.
12 Haziran 2009 Cuma
Kentsel Dönüşüm - BM heyeti
Yeteri kadar hukuki yollardan geçilmeden işletilen TOKİ modeli de dahil olmak üzere, özellikle Ankara'da ve İstanbul'da hızla yürütülen kentsel dönüşüm projeleri aşağıdaki haberde de belirtildiği gibi Sivil Toplum Örgütlerinin feryatlarına karşın halkın yeterli katılımı sağlanmaksızın tek taraflı bir şekilde sürdürülüyor.
Haber
Bakınız: AGFE (Zorla tahliyeler konusunda Danışmanlar Grubu) raporu
Tarlabaşı, Halkalı, Başıbüyük, Fener, Balat'ı gezen BM heyeti mağdurun dili oldu.
Kaynak: Cumhuriyet, 12.Haz.2009, Sayfa 3
http://www.firatnews.com/index.php?rupel=nuce&nuceID=9306
9 Haziran 2009 Salı
Barajlar ve Su kullanım hakkı
Haber
Kaynak: Radikal
Doğu Karadeniz'de (HES projesi ile yapılacak) barajlarda doğaya karşı yıkım sürdürülürken, "su kullanım hakkı" gibi ciddi bir konu da yine, 49-99 yıllığına su ve aslında tüm doğa parçalarının devri sırasında (neredeyse satışı ile) kültürüde su ile ticareleştirilecek olan halka da hiç sorulmadan (yani tam olarak gündeme bile getirilmeden) üstelik yetersiz kaldığı geç anlaşılacak olan salt fizibiliteci (ÇED) yaklaşımlarla hızlıca, apaçık bir şekilde ve geri dönülemeyecek böylesine uzun süreli bir yıkımla güme gitmek üzere..
Bodrum'da karar ve plan iptallarine karşın yapılaşmalar sürüyor.İşte Türkiye'den ve dünyadan örneklerle benzer haberleri, yandaki yazar profilinden aşağıdaki şu başlıklarla geçen (yer yere daha teknik olabilen) sitelerden de görebileceğiniz gibi tüm ayrıntı ve yorumları ile izleyebilirsiniz:
- KültürTabiat (Merkezi hatalar, doğada yıkım ve çözümler) :
- İstanbul (İl ölçeği ve Yerel Yönetim anlayışları):
- Yinelenebilir Enerji (Alternatif enerji kaynakları) :
1 Haziran 2009 Pazartesi
İmar düzenlemeleri ile İstanbul
200x dönemine ait politik okuma örnekleri-1 :
"Defalarca ifade edildi, 5 bin civarında imar değişikliği, 250 milyar dolarlık rant değişiminin sadece son 5 yılda İstanbul’da gerçekleştiği ifade edildi, bu tartışıldı. Ama bunu yapanlar düzeltme ihtiyacı bile duymadılar. Ve buna rağmen de oylarını arttırdılar. Onun dışında Türkiye’de kamu ihalelerinin nasıl yapıldığıyla ilgili karanlıklar var. İhale Yasası’nda bu kadar değişiklik yapan siyasi iktidar gelmemiştir."
A. Şener ile bugün Cumhuriyet'te manşet olan röpörtaj, içinde bulunduğumuz son yılları politik açıdan yeniden okumak isteyenlere hitap ediyordu.
İSTANBUL TARİHİ KÜLTÜREL VE DOĞAL VARLIKLAR, SOSYOLOJİ BOĞAZİÇİ SİTLER Cumhur KOCAL AR
Tarihi Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma
KUZEY ANKARA KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ VİDEOSU
Kuzey Ankara Kentsel Dönüşüm Projesi
HABERLER
Kuzey Ankara Kentsel Dönüşüm Projesi
TOKi
Rant
Hasılat paylaşımı
7 bini hak sahipleri
'Kentsel Dönüşüm Kanun Taslağı'
Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Teknik Araştırma ve Uygulama Genel Md. Dr. H.Yıldırım
Dikmen Vadisi
Fatih Bel
TV Haber CNN Video
Ankara’da Emlak, İnşaat, Gayrimenkul ve Yatırım Günleri…
Tarih: 9 Kasım 2007 Kaynak: Ankara Büyükşehir Belediyesi
TOKİ Başkan Yardımcısı Mehmet Murat ise, “Cumhuriyet tarihi boyunca bu kadar büyük bir gecekondu dönüşüm projesi ilk defa TOKİ tarafından başlatılmıştır” diye konuştu.Ankara Büyükşehir Belediyesi adına kürsüye gelen ve Büyükşehir Belediyesi’nin yürüttüğü projelere kısaca değinen Genel Sekreter Yardımcısı Yunus Aluç, fuara katılmaları için teklif geldiğinde hemen kabul ettiklerini kaydederek, şöyle devam etti: “Ankaralılar yakından bilirler, özellikle kentsel dönüşüm projelerimiz ve diğer alt başlıklı projelerimizle özellikle emlak sektöründe çok önemli bir boşluğu doldurduğumuza inanıyoruz. Bu projelerimiz sayesinde diğer projelere bir örnekleme yaptığımız gibi ve Ankara’da daha rant getirecek projeler üzerinde de çalışıyoruz. Buradaki katılımcıların hepsinin bir fuar çatısı altında Ankaralılara gösterilmesi özellikle konut almak isteyen alıcılar için çok önemli.”
…
166 Sosyal, 43 Kentsel Dönüşüm Projesi
….
Bunların en önemlilerinden Dikmen Kentsel Dönüşüm Projesi’nin 4. ve 5. etap çalışmalarının başladığını, Kuzey Ankara Kentsel Dönüşüm Projesi’nin devam ettiğini ve yeni kararı alınan Yeni Mamak Kentsel Dönüşüm Projesi’nin de en kısa zamanda başlayacağını kaydeden Aluç, “43 ayrı bölgede, Ankara’nın gecekondulaşmadan biran önce kurtularak modern şehre kavuşması ve sosyal donatılarıyla birlikte yaşanabilir bir çevreye kavuşmasına katkı sağlıyoruz. Tabi bu projelerin sosyal boyutu çok önemli. Hiçbir vatandaşımızın burnu kanamadan, sorun yaşamadan ister kiracı, ister mal sahibi, ister gecekondusu olsun olmasın herkesi mutlu edecek alternatif projelerle herkesi ev sahibi yapmayı amaçlıyoruz” dedi. …
http://www.arkitera.com/haber_14239_tokiden-kentsel-donusum-ihalesi.html
TOKİ'den kentsel dönüşüm ihalesi
Tarih: 5 Şubat 2007 Kaynak: Radikal
Toplu Konut İdaresi (TOKİ), Ankara'nın Protokol Yolu girişinde büyük bölümü yıkılan gecekonduların sahiplerine dağıtılmak üzere 3 bin 624 konut yapımı için ihaleye çıkıyor. Kuzey Ankara Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında gerçekleştirilecek konut yapımı için ilk ihale 26 Şubat 2007 tarihinde yapılacak. Gerçekleştirilmesi planlanan 710 konutluk ilk ihalenin ardından 5 Mart 2007'de 742, 6 Mart'ta 2007'de 471 konut, 7 Mart 2007'de 702 konut, 8 Mart'ta 2007 tarihinde 899 adet konut yapımı için ihaleye çıkılacak. 2 bin 94 adet konut proje kapsamında gecekonduları yıkılan hak sahiplerine verilecek, kalan bin 530'u ise halka satılacak. Aralıktaki ihaleye sadece bir teklif gelmişti Öte yandan, Toplu Konut İdaresi, Esenboğa Yolu'nda kurmayı planladığı 18 bin konutluk 'yeni kent' için en son geçen yıl aralık ayında ihale açmış, ancak hasılat paylaşımı yöntemiyle yapılan ihaleye sadece bir firmadan teklif gelmişti. Bu teklifi düşük ve yetersiz bulan Toplu Konut İdaresi ihaleyi iptal ederken, söz konusu bölgede yıkılan gecekondu sahiplerinin mağdur olmaması için kendisi konut yapmaya karar vermişti. Kuzey Ankara Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında, 7 bini hak sahipleri için olmak üzere, bölgede en az 18 bin konut yapılacak.
'Kentsel Dönüşüm Taslağı' tartışılıyor
Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Teknik Araştırma ve Uygulama Genel Müdürü Dr. Hami Yıldırım, gecekondulaşmanın insanları göçe iten sebepler ortadan kaldırılarak önlenebileceğini söyledi. Bolu-Abant'ta düzenlenen 'Kentsel Dönüşüm Kanun Taslağı' toplantısı sona erdi. Toplantı sonrasında açıklamalarda bulunan Yıldırım, 3 günlük toplantı süresince kentsel dönüşüm planlarının hazırlanması, yerel yönetimlerce tasfiye edilecek yapılar, yapı ruhsatı ve kullanma izin belgeleri, denetim ve cezalar gibi konularda çalıştıklarını belirterek, "Bana göre, gecekondulaşmayı kentsel dönüşüm projelerinin yanı sıra gecekondularda yaşayan insanları göçe iten sebepleri ortadan kaldırarak önleyebiliriz'' dedi. Yıldırım, Dikmen Vadisi'nde yapılan Kentsel Dönüşüm Projesi'nin bir benzerinin Toplu Konut İdaresi ile Ankara Büyük Şehir Belediyesi tarafından ortaklaşa Kuzey Ankara Kentsel Dönüşüm Projesi ile hayata geçirilmesinin planlandığını da söyledi.
http://www.yenisafak.com.tr/arsiv/2004/subat/23/gkisa.html
18 bin konuta ilgi yok!
http://www.evdose.com/tur/konut/kon0284.html
http://www.ozpa.net/pGiDxiIT4NM/kuzey-ankara-kentsel-donusum-projesi-videosu.html
· Açıklama: Kuzey Ankara Kentsel Dönüşüm ProjesiUzunluk: 7,30 dk.Taglar: Kuzey, Ankara, Kentsel, Dönüşüm, Projesi, kuzeyankara, kuzeykent, protokolyolu, toki, tobaş, ankara, girişi, kapısı, http://www.yasebo.net/projesi.html
http://www.zdhaber.com/Video/meclis-yarin-teroru-gorusecek-03nisan2006.html
AK Parti Grup Başkanvekili İrfan Gündüz, Parlamento'da düzenlediği basın toplantısında, TBMM Genel Kurulu'nun bu haftaki çalışma programıyla ilgili bilgi verdi. Son günlerde yaşanan terör olayları, yarın Meclis'te görüşülecek. Genel Kurul'un yarın 15.00-22.00, 5 Nisan Çarşamba günü 15.00-21.00 ve 6 Nisan Perşembe günü 14.00-21.00 saatleri arasında çalışacağını belirten Gündüz, yarınki en önemli gündem maddesinin, sadece Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da değil, İstanbul'da da meydana gelen terör olaylarıyla ilgili olarak, Hükümet'in Meclis'i bilgilendirmesi olacağını belirtti. Gündüz, konuyla ilgili olarak kimin Meclis'i bilgilendireceği sorusuna, ''Ya Terörle Mücadele Yüksek Kurulu Başkanı olarak Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcımız ya da İçişleri Bakanı olacak. Bu, sanıyorum Bakanlar Kurulu'nda belli olur. Bakanlar Kurulu halen devam ediyor'' dedi. İrfan Gündüz, bu görüşmenin tamamlanmasının ardından, Kuzey Ankara Kentsel Dönüşüm Projesi, Makedonya ile Türkiye arasında imzalanan sözleşme ve Yargıtay'a güvenlik görevlisi alımı, ihracat malı taşıyan araçların kullandığı motorine ÖTV istisnası getiren düzenlemeler ile Türkiye ve Güney Afrika arasında imzalanan uluslararası sözleşmeyi içeren yasa tasarısının görüşüleceğini bildirdi. Genel Kurul'da, 5 Nisan Çarşamba günü, TOKİ'nin ihtiyaç duyduğu personel alımını içeren düzenleme, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından bir kez daha görüşülmek üzere Meclis'e geri gönderilen Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yasa'da değişiklik içeren yasa ve Ulaştırma Bakanlığı ile ilgili iki ayrı düzenlemenin ele alınacağını kaydeden Gündüz, bunun ardından bir uluslararası sözleşmenin de görüşüleceğini kaydetti. Gündüz, 6 Nisan Perşembe günü Genel Kurul'da TSK ile ilgili 3 yasa tasarısının ele alınacağını, bunlar arasında en önemlisinin, kadın memurlara verilen doğum izniyle ilgili düzenlemenin TSK'de çalışan personel için de kullanımına izin veren tasarı olduğunu ifade etti.
Popüler Yayınlar
-
Peyzaj Mimarlığı Xeriscape (Kurakçil peyzaj) : ”Kurakçıl Peyzaj Düzenleme” ya da tüm Dünyada bilinen ismiyle “Xeriscape” genel olarak su...
-
Çevirisi yapılan 5 kitabı ile David Harvey'i öğrenci okuyucularımıza önermekte fayda var: 5 kitabı ile David Harvey: 1. David Harve...
-
http://www.praksis.org/ 2.sayı Özler 15 Nisan 2012 Pazar 14:30 2.1. H. Tarık Şengül - Sınıf Mücadelesi ve Kent Mekanı ...
-
Haber Ankara 6. İdare Mahkemesi, proje alanına ilişkin imar planını onaylayan Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi kararının yürütmesini durdu...
-
Türkiye'den Örnekler: http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalYazar&ArticleID=1100593&Yazar=ORHAN-KEMAL-CENGIZ...
-
Önsöz Bu siteye esin kaynağı olan çalışmaların temelinde, Şehircilik alanınına duyulan ilgi ve aşağıdaki tez çalışması sırasında, sayın hoca...
-
Haber-Gözlem-Yorum Kazdağları Alplerden sonraki O2 kaynağımızDI... Hatırlatırım! Şimdi de; Eşssiz GÖKÇEADA'da da ALTIN bulunduğunu Ve ...
-
Edebiyat, Musiki, Görsel sanatlar,, bir şehir anlatmak için binbir türlü yol var, Güzel İzmir için de yazar böyle bir yol denemiş... Merke...
-
Anahtar Konular: Mülkiyet ve İmar Hakları, Afet/Deprem, Kentsel Dönüşüm, Kültür ve Tabiat Varlıkları, Ekoloji, Kentsel Koruma ve Yenileme, İ...
-
EMEK SİNEMASI’NIN KORUNMASI İLE İLGİLİ GÖRÜŞ Emek Sineması, İstanbul kültür yaşamının özgün mekânsal değerlerini yaşatan bir yapı olmanın ya...
