18 Eylül 2013 Çarşamba

Kitapları ile David Harvey

Çevirisi yapılan 5 kitabı ile David Harvey'i öğrenci okuyucularımıza önermekte fayda var:

5 kitabı ile David Harvey:

1.
David Harvey
Marx'ın Kapital'i İçin Klavuz
Metis

Sosyal Adalet ve Şehir
Orjinal isim: Social Justice and the City
David Harvey
Metis Yayınları / Tarih Toplum Felsefe Dizisi

Sosyal bilimlerin gelişiminde öyle bazı dönemler vardır ki mevcut bakış açılarını derinden sarsan, dönüştüren kitaplar çıkar ortaya. Sosyal Adalet ve Şehir bunlardan biri. Mekan çalışmalarında klasikleşmiş bir yapıt. Kentsellikle ilgili kapitalist ve sosyalist formülasyonların ayrı bölümler halinde eleştirel bir incelemesini yapan Harvey, bir anlamda tarihsel maddeciliğin mekan çalışmalarına uygulanmasının ilk örneğini vermiş, sosyal adaletsizliğin mekan üzerindeki bölünme ve farklılaşmalarla nasıl örtüştüğünü göstermiştir.

Zenginlik ve yoksulluk coğrafya üzerinde nasıl dağılır? Farklı yerler, konumlar ya da bölgeler arasında adil bir dağıtım mümkün mü? Hangi araçlarla mümkün? Bu araçların kendisi adil mi? Bir kente ilk gelenleri "efendi", en son gelenleri "parya" yapan nedir?

Kapitalizmin popüler bilinçte genellikle bir "köşe dönücülük" olarak görülür; Sosyal Adalet ve Şehir kapitalizmin gelişimine coğrafya üzerinde de bakılabileceğini, bakılması gerektiğini, kapitalizmin aynı zamanda mekan üzerinde oynanan bir "köşe kapmaca" da olduğunu kanıtlıyor.
(Arka Kapak)
Türkçe (Orijinal Dili:İngilizce)
294 s. -- 2. Hamur-- Ciltsiz -- 13 x 20 cm
İstanbul, 2013, 4. Basım
ISBN : 9789753423830
Yayıma Hazırlayan : Sabir Yücesoy, Semih Sökmen
Kapak Tasarımı : Emine Bora
Çeviri : Mehmet Moralı

---
2.
Sermayenin Mekanları
(Eleştirel Bir Coğrafyaya Doğru)
David Harvey
Sel Yayıncılık / Düşünsel Dizisi

David Harvey son dönemin en çok referans verilen, en etkileyici sosyal kuramcılarından biri. Aktivist kimliği ve antikapitalist hareketler üzerine yazdıklarıyla da bilinen Harvey'in ünü ve etkisi bakış açısını değiştirdiği coğrafya biliminin yanı sıra sosyoloji, politik ekonomi, mimari, iktisat, edebiyat incelemeleri ve kent çalışmalarına kadar uzanıyor. Bu kitap 30 yılı aşkın bir süre zarfında yazdığı makaleleri ilk kez bir araya getirerek Harvey'in eleştirel coğrafya kuramının gelişimine ve düşüncesinin yapıtaşlarına ayna tutuyor.

Coğrafi araştırmaların sonucu elde edilen bilginin sistematik bir biçimde ele alınamayacağı, coğrafyanın yalnızca veri sunduğu yönündeki doktrine karşı çıktığı gibi Marksizm ve sosyal teoriye coğrafya ve mekân boyutunun kazandırılmasında da önemli bir yeri olan Harvey, "Coğrafya Bilgisi/Politik İktidar" ve "Mekânın Kapitalist Üretimi" isimli bölümlerle iktidar, politik ekonomik yapı, bilgi, sosyal bilimler ve coğrafya arasındaki ilişkiyi yeniden kurarken; sermaye birikiminin, mekânın kapitalist üretiminin ve eşitsiz gelişimin coğrafyasını Marksist bakış açısıyla ele alıyor. Kapitalizmin jeopolitiğini sergilerken Kant, Marx, Hegel, Foucault, Von Thünen ve Heidegger gibi düşünürlerin kuramlarında coğrafi düşüncenin izlerini gösteriyor.
(Tanıtım Bülteniden)
Türkçe (Orijinal Dili:İngilizce)
488 s. -- 2. Hamur-- Ciltsiz -- 14 x 20 cm
İstanbul, 2012, 1. Basım
ISBN : 9789755705743

---
3.
Sermayenin Sınırları
David Harvey
Tan Kitabevi Yayınları / Modern Klasikler Dizisi
Serüvenine yüz elli yıldan uzun bir süredir devam eden Marx'ın Kapital'i, dünyayı anlamak ve değiştirmek için bugün belki de her zamankinden daha büyük bir öneme sahip. Fakat Kapital'e dair bütünlüklü bir bakış açısı oluşturmak, kendine has güçlükleri içeriyor.

Sermayenin Sınırları, böylesi güçlükleri aşmaya yardımcı olmak için, Kapital'i, Marksist kuramın gelişimini merkeze alan çarpıcı bir dille anlatıyor. Elinizde tuttuğunuz eser üç açıdan okura yeni fırsatlar sunuyor. Birincisi ve en önemlisi, eser, Kapital'in ele aldığı temel konuları günümüz okuru için anlaşılır kılmayı amaçlıyor. Bu sayede, birçoğumuz için bir muamma niteliği taşıyan Kapital'in fikri mimarisini anlamamıza yardımcı oluyor. İkincisi, Sermayenin Sınırları, Yirminci Yüzyıl'da Marksist düşünürlerin yaptıkları katkıları özetliyor. Eser, yüzelli yılı aşkın bir süreçte oluşmuş kuramsal dağınıklığı, Kapital'i merkeze alarak toparlıyor ve kuramsal gelişmeleri okura sunuyor. Son olarak, Harvey, bu sunum içinde, birikim kuramına ilişkin özgün fikirlerini de okurla paylaşıyor. Harvey'in daha yakın tarihli eserlerinde sıklıkla kullandığı birçok kavramın, bu eserde yaptığı Kapital okuması sayesinde ortaya çıktığı söylenebilir.

Bu nedenle, Marksist kuram serüvenini yakından tanımak ve Kapital'e ayakları yere basan bir başlangıç yapmak isteyen okur için, Sermayenin Sınırları'nın eşsiz fırsatlar sunduğuna inanıyoruz.
(Tanıtım Bülteninden)
Türkçe (Orijinal Dili:İngilizce)
552 s. -- 2. Hamur-- Ciltsiz -- 16 x 23 cm
Ankara, 2012, 1. Basım
ISBN : 9786055668334

---
4.
Paris, Modernitenin Başkenti
Orjinal isim: Paris, Capital of Modernity
David Harvey
Sel Yayıncılık / Düşünsel Dizisi

"Büyüyüp dünyaya başkent olsan bile hiçbir zaman yurttaşların olmayacak senin," diyor Jules Ferry geçmişe özlemle. Modern hayatın karşısında başı dönen Baudelaire şehri, "hastane, hapishane, kerhane, araf, cehennem" diye tanımlıyor ve ekliyor; "Seviyorum seni, rezil başkent." David Harvey Paris, Modernitenin Başkenti'nde, Balzac, Baudelaire, Flaubert, Zola gibi edebiyatçıların tasvirleri ve gelecek vizyonları, Daumier'in karikatürleri ve Marville'in fotoğrafları eşliğinde Haussmann'ın kenti "zorla modernliğe sürüklediği" ve baştan yarattığı İkinci İmparatorluk Parisi'nden günümüze bakıyor.

Göç, banliyöleşme, temaşa, alışveriş, mutenalaştırma... Barikatlarla olduğu kadar spekülasyon ve kiralarla da ikiye bölünen bir kent. Haussmann'ın yeni Paris'i İkinci İmparatorluğun gösteri salonu mudur yoksa piyasanın fuhuş merkezi mi? Harvey'in her yönüyle gözler önüne serdiği Paris'in öyküsü, aynı zamanda içinde yaşadığımız kentlerin öyküsüne, örneğin İstanbul'un '80 sonrası dönüşümüne dair çarpıcı ve net bir fotoğraf koyuyor. Kenti; modern toplumun, hayatın ve bireyin politik bedenini masaya yatırıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Türkçe (Orijinal Dili:İngilizce)
480 s. -- 2. Hamur-- Ciltsiz -- 14 x 20 cm
İstanbul, 2012, 1. Basım
ISBN : 9789755705514
Çeviri : Berna Kılınçer

---
5.
Sermaye Muamması
(Kapitalizmin Krizleri)
Orjinal isim: The Enigma of Capital and the Crises of Capitalism
David Harvey
Sel Yayıncılık / Düşünsel Dizisi

Beden için kan dolaşımı neyse, günümüz toplumunun "politik bedeni" için sermaye akışı da odur. Bu akış yavaşladığında, kesintiye uğradığında ya da durduğunda gündelik hayat da duruyor. Ancak kapitalizmde krizler yalnızca kaçınılmaz değil, aynı zamanda 'gerekli'. Dolayısıyla her an patlak vermeye hazır olsalar da, ekonomi politikalarına yön verenler tarafından nedense asla 'öngörülemiyorlar'. Sermaye akışının nasıl sürdüğü ve neden kesintiye uğradığı ise kavrayış yoksunu burjuva iktisatçıların makaleleri, raporları, öngörüleri, analizleri ve ekonomi haberleri arasında kaybolup gidiyor. Teşhis yok, tedavi de.

Bu esnada kapitalizm toplumların ve bireylerin yaşamında yıkımlar yaratarak dünyaya egemen olmaya devam ediyor. Peki, anti-kapitalist hareketimizi nereden başlatmalıyız? Zihinsel kavrayışlardan mı? Doğa ile ilişkilerden mi? Toplumsal ilişkilerden mi? Teknolojiler ve organizasyonel biçimlerden mi? Emek süreçlerinden mi? Kurumların ele geçirilmesi ve devrimci biçimde dönüştürülmesinden mi? David Harvey, krizlere rağmen sermayenin hâkimiyetini nasıl sürdürdüğünü sorgularken "ne yapmalı?" ve "kim yapacak?" sorularına da cevap arıyor. Hem sermayenin egemenlik kurduğu hem de kapitalizme karşı mücadelenin gelişeceği 'faaliyet alanları'nın haritasını çıkarıyor. (Tanıtım Bülteninden)
Türkçe (Orijinal Dili:İngilizce)
312 s. -- 2. Hamur-- Ciltsiz -- 14 x 20 cm
İstanbul, 2012, 1. Basım
ISBN : 9789755705675
Çeviri : Sungur Savran

15 Eylül 2013 Pazar

İstanbul Nostaljisi

Moda'dan Yalova'ya eski İstanbul'da gezintiye çıkıp, kaybettiklerimizden mesleki olarak dersler çıkaralım.

http://istanbuluma.blogspot.com/2013/09/yalova-arif-atilgan-mimarlara-mektup.html

31 Mart 2013 Pazar

İzmir-İsmail Cem Özkan

Edebiyat, Musiki, Görsel sanatlar,, bir şehir anlatmak için binbir türlü yol var,
Güzel İzmir için de yazar böyle bir yol denemiş...
Merkezi ve Yerel Yönetimlerin, ayrıca şehir planlamanın dikkatine...

http://www.galatagazete.com/o/index.php/gundem/yaadmz-yerler/6897-zmir-kadn-gibidir-deerlidir-ve-incidir.html

Silinen mekansal hafızamıza dair...

11 Eylül 2012 Salı

Altın ve madencilik x Gökçeada, Kazdağları, Bergama

Haber-Gözlem-Yorum

Kazdağları Alplerden sonraki O2 kaynağımızDI... Hatırlatırım! Şimdi de; Eşssiz GÖKÇEADA'da da ALTIN bulunduğunu Ve 2013 yılında ihaleye çıkmanın beklediğini öğreniyorum.
[Siyanürlü arama gibi halen eski bir teknolojiye defalarca teslim edilen ülkemizin doğal kaynakları geriye dönüşsüz bir şekilde ALTIN için yok edilmektedir. Almanya kendi ülkesinde bu teknolojiyle aramıyor, ama bizde çekinmeden arıyor !]
Bunlar basında nedense hiç işlenmedi, haliyle ciddi ve bütünlük* kazanmış bir muhalefetin oluşturulması artık kaçınılmaz gözüküyor.
[*"Hattı müdafa yoktur, sathı müdafa vardır."]
2013'te ihale adımı atıldığı taktirde; geniş kapasiteli mevcut tatlı su rezervleri, sarapçılık, tarım ve turizm yatırımlarının yanısıra ilişkili tüm gelecek olanaklarımızın göz ardı edilmiş olacağı açıktır. Kaz dağlarının yıkımı önlenememiş ve sürüyorken; Altın lobisi** ülkemizde Bergama örneğinden bu yana etkinliğini artarak sürdürebilmektedir.
(**Siyanürlü havuzlarda çocuk yüzdürmeye kadar varan gösterişlere kalkışılabilmişti) Gökçeada'da ise; halkı yanıltıcı içeriden propogandanın satın alınan bir kaç esnafla (3 kişi) çoktan başlatılmış olduğunu da görmemek mümkün değil. İhale kararı çıkmadan derhal konu hakkında sivil insiyatiflerce ve tüm ilgililerce önlem alınmalı. Karar öncesinde geri sayım varken; önlem konusundaki her gecikme halinin, son 10 yılda pek çok ihaleyle oldukça bilinçsiz adımlar atılabildiğini yeterince açık görünür kılmış oldu. Geleceğimiz bizimdir, vahşi sermayenin değil...

---
Kaynak: Facebook-

Kazdağları 'Ölüyor'

Çanakkale'de verimli arazileriyle ünlü Kaz Dağları eteklerindeki Bayramiç İlçesi'ne bağlı köylerin yakınlarında her geçen gün yenileri açılan maden ocakları, bölgenin kabusu oldu.

Çanakkale'de verimli arazileriyle ünlü...

.
Devamını Gör


12 Ağustos 2012 Pazar

Peyzaj Mimarlığı - Xeriscape (Kurakçil peyzaj)

Peyzaj Mimarlığı

Xeriscape (Kurakçil peyzaj):
 ”Kurakçıl Peyzaj Düzenleme” ya da tüm Dünyada bilinen ismiyle “Xeriscape” genel olarak suyun en az düzeyde kullanılmasıyla su kaynaklarının ve çevrenin korunmasını ilke edilen özellikli peyzaj düzenleme olarak tanımlanabilir.  Bu kavram il olarak 1981 yılında Denver Su Departmanı tarafından peyzaj düzenlemelerinde su kullanımına yönelik tasarrufun sağlanabilmesi amacıyla “kuru” anlamına Yunanca “xeros” ile “peyzaj” anlamına gelen İngilizce “landscape” sözcüklerinden geliştirilmiştir. Kurakçıl peyzaj düzenlemesi kesinlikle sıfır su kullanımı anlamına gelmemektedir. Kurakçıl Peyzaj Düzenlemesinin dayandığı yedi temel ilke ;Çim alanlara olabildiğince az yer verilen ve sulamayı en az gerektiren uygun planlama ve tasarımın yapılması, Toprak analizi ve toprak koşullarının iyileştirilmesi, Suya en az gereksinim duyan ve kurağa dayanıklı uygun bitki türlerinin seçimi, Çim alanların uygulama ve bakım çalışmalarında kolaylık yaratan pratik ve ekonomik çözümler sunacak biçimde tasarlanması, Etkin sulama sisteminin oluşturulması, Malçlama (bitki kök çevresinde uygun sıcaklık ve nem koşullarını sağlamak ve toprak nemini muhafaza etmek amacıyla toprağın bu koşulları oluşturabilecek niteliklere sahip malzemelerle (kuru yaprak, saman v.b.) kaplanması), Uygun ve düzenli bakım çalışmalarının yapılması”


KURAKÇIL PEYZAJ DÜZENLEME İÇİN UYGUN BİTKİLER
Yaprağını Döken Ağaç ve Ağaçcıklar: Acer campestre, Acer galabrum, Acer tataricum, Aesculus hippocastanum, Betula nigra, Catalpa speciosa, Celtis orientalis, Cercis sp., Cotinus coggygria, Crataegus crus-galli, Elaeagnus angustifolia, Fraxinus americana, Ginkgo biloba, Gleditsia triancanthosHippophae rhamnoides, Koelreuteria paniculata, Lriodendron tulipifera, Populus tremula, Pyrus sp., Quercus robur, Quercus rubra, Robinia pseudoacaia, Sambucus (S. nigraS. racemosa), Sophora japonica, Syringa vulgaris, Ulmus pumilaUlmus parvifolia
Herdemyeşil Ağaç , Ağaçcık ve Çalılar: Chamaecyparis lawsonianaCupressus (C. arizonica; C. sempervirens), Cupressocyparis leylandii, Pinus nigra, Pinus silvestris, Pinus mugo, Pinus strobus, Taxus  baccataThuja orientalis, Juniperus chinensis , Juniperus communis depressa , Juniperus horizontalis, Juniperus × media  , Juniperus sabina , Juniperus scopulorum  , Juniperus squamata ‘Blue Star‘ , Juniperus virginiana
Çalılar: Berberis thunbergii , Buddleia davidii , Buxus sempervirensCampsis radicans, Caragana arborescens ,Cotoneaster (C. dammeri; C. horizontalis; C. salicifolius), Colutea arborescens, Euonymus (E. alatusEuonymus fortunei; E. japonicus), Hedera helix, Jasminum sp.
Ligustrum japonicum , Ligustrum obtusifolium , Ligustrum vulgare , Lonicera tatarica, Lycium barbatumMahonia aquifolium Parthenocissus tricuspidataPrunus laurocerasus Pyracantha coccinea, Rhus glabra , Rhus typhina, Rhus trilobata , Rosmarinus officinalis , Spiraea × vanhouttei , Symphoricarpus albus, Symphoricarpus orbiculatus, Tamarix, Viburnum lantana , Viburnum tinus, Vinca major; V. minor  , Yucca flamentosa
Pereniallar: Achillea filipendulina , Achillea millefolium ‘Rosea‘, Alchemilla mollis, Anemone sylvestris, Aquilegia hybrids, Artemisia schmidtiana, Alyssum saxatile, Bergenia cordifolia, Campanula carpatica , Campanula rotundiafolia , Centaurea dealbata, Centranthus rubber, Cerastium tomentosum, Coreopsis grandiflora , Echinacea purpurea, Eschscholzia californica, Euphorbia polychrome, Festuca glauca , Gaillardia aristata, Gazania linearis , Helianthemum nummularium, Hemerocallis hybrids, Iberis sempervirens, Iris germanica var, Kniphofia uvaria, Lamium maculatum , Lavandula angustilfolia , Liatris spicata, Linum perene, Nepeta faassenii, Phlox subulata, Salvia argentea, Salvia nemorosa, Santolina chamaecyphrissus, Saponaria ocymoides, Sedum sp., Sempervivum hybrids, Stachys lanata, Teucrium chamaedrys, Thymus serpyllum , Veronica liwanensis, Veronica spicata
Çimler: Agropyron cristatum , Festuca arundinacea, Poa pratensis

1 Haziran 2012 Cuma

Prof.Dr. Erol Tümertekin Vefat Etti

Değerli hocamızı kaybettik, saygıyla anıyoruz.

30 Mayıs 2012 Çarşamba

David Harvey Konferansları

Kapitalizmin Krizi ve Kentsel Mücadele / Sermayenin Sınırları ve Antikapitalist Hareket

güncelleme: 29.05.2012
David Harvey Konferansları-I: Kapitalizmin Krizi ve Kentsel Mücadele
Tarih: 9 Haziran 2012, Cumartesi
Saat: 15:00
Yer: Santral Kampüsü, E3-101
Ankara: 13 Haziran 2012, Çarşamba, Saat: 17:00, ODTÜ Kültür Kongre Merkezi- A Salonu

David Harvey Konferansları-II: Sermayenin Sınırları ve Antikapitalist Hareket
Tarih: 12 Haziran 2012, Salı
Saat: 18:30
Yer: Dolapdere Kampüsü, BS-1

Türkiyeli sosyal bilimcilerin ve okurların yıllardır kitaplarıyla ve 2008 krizinin yıkıcı etkilerine karşı eylemlerde sosyal muhalefete verdiği destek ile yakından tanıdığı İngiliz coğrafyacı, siyasal iktisatçı, sosyal kuramcı ve aktivist David Harvey, 9-15 Haziran tarihleri arasında İstanbul’da iki, Ankara’da bir konferans vermek üzere Türkiye’de olacak. Konferansların konusunu, 2008 kriziyle başlıyan dönemin özellikleri, kentsel dönüşüm ve buna karşı mücadeleler ile David Harvey’in antikapitalist grev ve eylemlere dair ilk elden deneyimleri ve tanıklıkları oluşturuyor.

David Harvey kimdir?
1935, İngiltere, Gillingham, Kent doğumlu. 1961'de Cambridge Üniversitesi’nde coğrafya alanında doktorasını tamamladı. Bristol Üniversitesi’ndeki çalışmalarının ardından 1969'da ABD, Baltimore'daki Johns Hopkins Üniversitesi'ne geçti. Çeşitli üniversitelerde dersler ve konferanslar verdiği akademik çalışmaları içinde sayısız makaleye ve çok ses getiren, birçok dile çevrilen kitaplara imza attı. Halen 2001'de çalışmaya başladığı New York Şehir Üniversitesi’nde (CUNY) antropoloji profesörüdür. Harvey'in çalışmalarının en önemli özelliği, Marksist kurama uzamsallık fikrini dahil etmesi, modern coğrafyanın bir disiplin haline gelmesini sağlayan yeni kavram ve yöntemlere öncülük etmesi, dil ve kültür gibi beşeri konulardan zengin bir şekilde yararlanmakla birlikte, analizlerinin odağına her zaman maddi süreçleri yerleştirmesidir. Bu anlamda tarihsel materyalizme coğrafi boyutu soktuğunu söyleyebiliriz. 2007’de dünya çapında en çok alıntılanan, atıfta bulunan sosyal bilim yazarları içinde 18. sırada olan Harvey, Türkiyeli birçok akademisyenin de hocası olmuştur. Harvey literatürünün önemli bir kısmı Türkçe'ye çevrilmiştir:

Türkçe'deki Kitapları:
Postmodernliğin Durumu (Metis, 1997)
Sosyal Adalet ve Şehir (Metis, 2003)
Yeni Emperyalizm (Everest, 2004)
Umut Mekânları (Metis, 2008)
Marx’ın Kapital’i İçin Kılavuz (Metis, 2012)
Paris, Modernitenin Başkenti (Sel, 2012)
Sermaye Muamması - Kapitalizmin Krizleri (Sel, 2012)
Sermayenin Mekânları - Eleştirel Bir Coğrafyaya Doğru (Sel, 2012)
İsyan Şehirleri: Şehir Hakkından Kentsel Devrime (Metis yayın programında, 2012)

Diğer Kitapları:
Explanation in Geography (1969)
The Limits to Capital (1982)
The Urbanization of Capital (1985)
Consciousness and the Urban Experience (1985)
The Urban Experience (1989)
Teresa Hayter, David Harvey (eds.)  The Factory and the City: The Story of the Cowley Automobile Workers in Oxford (1994)
Justice, Nature and the Geography of Difference (1996)
Megacities Lecture 4: Possible Urban Worlds, Twynstra Gudde Management Consultants, Amersfoort, The Netherlands, (2000)
A Brief History of Neoliberalism (2005)
Spaces of Global Capitalism: Towards a Theory of Uneven Geographical Development (2006)
Cosmopolitanism and the Geographies of Freedom (2009)
David Harvey Konferansları'nın dili İngilizce'dir. Simültane çeviri yapılacaktır.
Konferanslar İstanbul Bilgi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi; ODTÜ Mimarlık, Tasarım, Araştırma ve Uygulama Merkezi; Sel Yayıncılık; Metis Yayınları'nın ortak etkinliğidir.
https://www.facebook.com/bilgimimarlik
https://www.facebook.com/events/314464848634051/
https://www.facebook.com/events/138364212964822/
http://www.bilgi.edu.tr/tr/haberler-ve-etkinlikler/haber/1304/david-harvey-konferanslar-kapitalizmin-krizi-ve-kentsel-mucadele-sermayenin-snrlar-ve-antikapitalist-hareket/

15 Nisan 2012 Pazar

Makaleler - Praksis - 2.sayı


 
2.sayı Özler

15 Nisan 2012 Pazar
14:30

2.1. H. Tarık Şengül - Sınıf Mücadelesi ve Kent Mekanı

    Bu makale, Marksizmin kent mekanı ile olan tarihsel ilişkisini, sınıf mücadelesi ve sınıf oluşum süreçleriyle ilişkilendirerek tartışmayı hedefliyor.

İlk olarak, Marx ve Engels'den başlayarak Marksizmin kent mekanı ile olan ilişkisinin dönüşümü, sınıf oluşum süreçleri merkeze alınarak gözden geçiriliyor ve bu yapılırken bir yandan da söz konusu mirasın sınırlılıkları ve açılımlarına dikkat çekiliyor.

Yazı, Marksist yazındaki tartışmaların kuramsal bağlamını tanımlamakla kalmayıp, sınıf oluşum sürecinde kent mekanın ne tür bir rol üstlendiğini de ayrıntılı olarak tartışıyor.

Marksist kuramcıların kent sorununa farklı yaklaşımları bulunmakla beraber, bu kuramcıların kentsel mücadelelerin sınıf mücadelesine nasıl eklemlenebileceği konusundaki sessizlikte ortaklaştığını dile getiren yazı, bu iki alan arasındaki ilişkinin kent mekanı bağlamında nasıl kurulabileceğine ilişkin değerlendirmelere de yer veriyor.


2.2. Melih Ersoy - Sanayisizleşme Süreci ve Kentler

    Neo-liberal politikaların egemenliğindeki 1980 ve 1990'lı yıllarda, özelleştirme ve sanayisizleşme yönündeki ekonomi politikalarının, bu sürecin yaşandığı ülke toplumlarını, başta çalışan sınıflar olmak üzere derinden etkilemiş olduğunu belirten Ersoy, yazısında öncelikle bu sürecin Batı'da yaşadığı serüven üzerinde duruyor ve sanayi kesimindeki istihdam payının düşüş nedenleri ile hizmetler kesimindeki yükseliş sürecini gelişmiş Batı ülkelerindeki veriler çerçevesinde ele alıyor.

Sanayisizleşme sürecinin mekansal boyuttaki yansımalarını da tartışan yazı son olarak bu sürecin yerel topluluklar üzerindeki etkileri üzerinde duruyor.

Gelişmiş ülkelerde yaşanan sanayisizleşme sürecini ve bu sürecin yerel topluluklar üzerinde yol açtığı tahribatı, bu ülkelerde yapılmış ampirik çalışmaların bulgularıyla ortaya koyan bu yazı, özelleştirme ve benzeri politikalarla Türkiye'nin de itilmekte olduğu bir süreç olan sanayisizleşmenin olumsuz sonuçları hakkında bir öngörü sağlıyor.

2.3. Faruk Ataay - Türkiye Kapitalizminin Mekansal Dönüşümü

    Dünya ve Türkiye ekonomisinde 1970'lerin sonlarından bu yana gerçekleşen dönüşümlerin yerleşim sistemine etkilerini inceleyen bu yazısında Ataay,
sermayenin yeniden yapılanma süreçlerinin yerleşim sisteminin dönüşümünün çözümlenmesinde de anahtar role sahip olduğu tezini nicel verilere dayalı somut analizlerle göstermeye çalışıyor.

Yazı, Türkiye ekonomisinin asıl gelişme kutbunu Marmara ve Ege bölgelerindeki illerin oluşturduğunu ve 'yeni sanayi odakları' olarak adlandırılan illerin paylarının henüz önemli boyutlara ulaşmadığını ortaya koyuyor.

 2.4. Ali Ekber Doğan - Türkiye Kentlerinde Son Yirmi Yılın Bilançosu

    Doğan, dışa açılma ve liberalleşme politikalarının egemen olduğu son yirmi yıllık süreçte,
Türkiye kentleşmesinin nasıl bir gelişme gösterdiğini 
uluslararası ve ulusal ölçekte sermaye birikim süreçleri açısından meydana gelen iki önemli değişme çerçevesinde inceliyor.

Neo-liberal ekonomi politikaları ve buna koşut olarak sermayenin üretken yatırımlardan kentsel rant alanlarına yönelmesi söz konusu iki değişmedir.

Yazı bu belirleyenler çerçevesinde, 1980'den günümüze Türkiye kentlerinin ekonomik, demografik ve yönetsel yapısında yaşanan gelişmeleri ve bunların sosyo-mekansal etkilerini irdeliyor.


2.5. Sevilay Kaygalak - Yeni Kentsel Yoksulluk, Göç ve Yoksulluğun Mekansal Yoğunlaşması

    Günümüz kentlerinde yoksulluğun mekansal olarak yoğunlaşmasında göçün rolünü araştıran bu yazı,

öncelikle son yıllarda akademinin gündemine girmiş olan
"yeni kentsel yoksulluk" olgusunu ele alıyor.

Söz konusu olgu ile göç arasındaki ilişkinin tartışıldığı genel bir çerçevenin ardından Türkiye'de neo-liberal ekonomi politikalarının kentte yaşayanların büyük bir bölümü üzerindeki yoksullaştırıcı etkileri ve bunun mekansal yansımaları üzerinde duruluyor. Yazıda

ayrıca bu temel izlek çerçevesinde Mersin kentinin bir mahallesinde yapılmış olan bir alan araştırmasının bulguları tartışılıyor.


2.6. David Harvey - Sınıf İlişkileri, Sosyal Adalet ve Farklılık Politikası

    Harvey bu yazıda günümüz kent çalışmaları literatüründe de oldukça baskın bir hale gelmiş olan postmodern ve post-yapısalcı yaklaşımları eleştirirken

alternatif bir sosyal adalet kavramsallaştırmasının ipuçlarını veriyor.

Somut, tarihsel bir örneği (Amerika'da Kuzey Carolina'da küçük bir kasaba olan Hamlet'te bulunan Imperial Foods fabrikasında 1991 yılında çıkan ve 26 işçinin ölümüne yol açan yangını) incelemekle yazısına başlayan Harvey,

bu bağlamda

'kimlik', 'toplumsal cinsiyet', 'etnisite', 'ırk' ya da kısaca 'faklılık' politikalarının ortaya çıkışının maddi ve tarihsel önkoşullarını ve siyasi
sonuçlarını gösterirken,
aynı zamanda bu yaklaşımlarla felsefi bir hesaplaşmaya da giriyor.


2.7.  Emre Arslan- Uluslararası Göç ve Yeni Irksallaştırma Biçimleri: Etnisite, Çokkültürcülük, Diyaspora

    Arslan makalesinde, etnisite, çok-kültürcülük ve diyaspora kavramlarının yaygın bir kullanıma ulaşmasının ve içerdiği ideolojik öğelerin "küreselleşme"
ideolojisiyle yakın bir ilişkisinin bulunduğu varsayımından yola çıkıyor.

Yazıda, ulus-devleti sorgulama çerçevesinde güç kazanan ve bunu radikal ve ilerici bir politika olarak sahiplenmiş gözüken bu kavramların ve

daha genel olan ırk sosyolojisi (etnik çalışmalar) disiplininin,

gerçekte, karşısında gözüktüğü ırkçılığı ve ulus-devlet mekanizmalarını yeniden üreten hegemonik vasıtalar olduğunun ortaya konması amaçlanıyor.


2.8.  Mark Gottdiener - Mekan Kuramı Üzerine Tartışma: Kentsel Praksis'e Doğru

    Gottdiener kentsel düşünceyi daha aktif bir siyasal çizgiye yeniden çekmeye yönelik güçlü bir isteğin ürünü olduğunu belirttiği makalesinde,

mekanın Marksist çözümleme açısından önemi üzerine Manuel Castells ve Henri Lefebvre arasında,

1970'lerin sonlarında gündeme gelen tartışmayı ele aldığını belirtiyor.

Tartışmanın tarafları arasında kentsel kavramının nasıl tanımlanacağı konusundaki esaslı ayrılığın,
onları kentsel politika alanında da farklı  politik sonuçlara götürdüğünü söyleyen Gottdiener,

kent mekanında (mülkiyet) değişim değerleri yerine toplumsal mekanın önceliğini ve üstünlüğünü öne çıkaran bir sosyo-mekansal praksis öneriyor.


2.9.  Yüksel Akkaya - 1980 Sonrası Belediyelerde İşçi Hareketleri

    Bu makale, belediye işçilerinin, işçi sınıfının görece geç oluşmuş ve örgütlenmiş bir kesimi olmalarına rağmen,
Türkiye'de sınıfın en hareketli kanadını oluşturdukları tespitiyle başlıyor.

1980 sonrasının kentleşme hızına ve yeni belediyelerin kurulmasına bağlı olarak sayıları artan belediye işçilerinin, bu döneme damgasını vuran sendikasızlaştırma çabalarına karşın,
sendikalaşmada daha ısrarcı oldukları ve sendikal örgütlülükten vazgeçmediklerini ortaya koyan yazı,
aynı zamanda
1990'lı yılların grevleri ile 1980 öncesinin grevleri ve grev dışı eylemleri karşılaştırıldığında,
belediye işçilerinin Türkiye işçi hareketindeki yeri ve önemini kaybettiğini de vurguluyor.


2.10. Jill Hamberg - Sosyalist Üçüncü Dünyada Konut Politikaları: Küba Deneyimi

    1959 Devrimi'nden beri özgün bir sosyalizm deneyimi olarak varlığını sürdüren Küba'nın konut politikalarını değerlendiren bir yazı.

Devrimin ilk yirmi yılında kaynakların
konuttan çok ekonomik gelişmeyi hızlandırmaya ve eğitim, sağlık hizmetlerini sağlamaya ayrıldığı

ancak izleyen yıllarda konuta yönelik ilginin arttığının belirtildiği yazıda,

kısıtlı ekonomik olanaklarla
konut stokunun nasıl arttırıldığı ve kiracılık, miras ve konut kullanım hakkı, kentsel arsaların dağıtımı, konutların bakım ve onarımı konularında düğümlenen sorunların nasıl çözüldüğü üzerinde duruluyor.

Kübalı ailelerin kullanım hakkı güvenliği ve görece düşük konut maliyetlerinden yararlandığı;

bunların pek çok ABD'li ve Batı Avrupalı hane halkının gıptayla bakacağı güvenceler olduğunu vurgulayan Jill Hamberg,

Küba'da mahallelerin toplumsal ve ırksal olarak bütünleştiğine ve özel bankaların, büyük ölçekli müteahhitlerin, arsa spekülatörlerinin ve inşaat şirketlerinin olmadığına dikkat çekiyor.


2.k1. Mustafa Bayram Mısır Porto Alegre: Özgün Bir Belediyecilik Deneyimi

    Brezilya'nın Rio Grande do Sol eyaletinin başkenti olan Porto Alegre'deki katılımcı-sosyalist belediyecilik pratiğini anlatan Porto Alegre:

Özgün Bir Belediyecilik Deneyimi adlı kitabı ele aldığı yazıda M. Bayram Mısır, kapitalizm koşullarında sosyalist bir yerel yönetim pratiğinin olanak ve sınırlılıklarını tartışıyor.

KİTAP ELEŞTİRİSİ

2k2. E. Atilla Aytekin Kapitalist kentleşme Süreçleri Üzerine Yazılar

    Aytekin, H. Tarık Şengül'ün 2001'de çıkmış olan Kentsel Çelişki ve Siyaset: Kapitalist Kentleşme Süreçleri Üzerine Yazılar başlıklı kitabını değerlendiriyor.

KİTAP ELEŞTİRİSİ

14 Nisan 2012 Cumartesi

1st International Middle East Sociology Congress

Değerli Araştırmacılar ;

http://uosk.firat.edu.tr/index.php?s=genelbilgi

“I. Uluslararası Ortadoğu Sosyolojisi Kongresi”, Fırat Üniversitesi Orta Doğu Araştırmaları Merkezi Sosyoloji Şubesi tarafından 28 - 30 Haziran 2012 tarihlerinde Elazığ’da düzenlenecektir. Kongreye katılımlarınız bizlere onur verecektir. İlgi, katkı ve katılımlarınıza şimdiden teşekkür eder, saygılar sunarız.

Yürütme Kurulu

Dear Researchers;

“1stInternational Middle East Sociology Congress” is going to be held between 28th and 30th June 2012 in Elazig/Türkiye by Firat University Middle East Research Center Sociology Department. We will be honored with your participation in the congress. We thank to all your interest, contribution and participation in advance. Best regards.

Executive committee

Amaç / Purpose /غرض

Ortadoğu bölgesi tarihi, kültürel, toplumsal, ekonomik ve jeopolitik açıdan birçok farklı özellikleri barındırmaktadır. Geçmişten günümüze bölgede devletler, çeşitli kimlikte topluluklar, dinler, kültürler, medeniyetler ortaya çıkmış, yok olmuş veya bir şekilde varlıklarını günümüze kadar sürdürmüşlerdir. Tarihin her döneminde bölge içi ve bölge dışı aktörlerin hem sosyal, siyasal, ekonomik çatışma alanı olmuş hem de yeni birleşimlerle çeşitli medeniyetlere kaynaklık etmiştir. Bu sürecin incelenmesi amacıyla, Fırat Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Merkezi tarafından “Uluslararası Ortadoğu Semineri” adı altında Şam Üniversitesi (Suriye) ile ortaklaşa iki yılda bir kongreler düzenlenmektedir. Bu yıl 11-13 Ekim tarihlerinde Elazığ’da “Selçuklu-Osmanlı İdaresinde Orta Doğu’nun Siyasî ve İdarî Vaziyeti” konulu 6. Uluslararası Ortadoğu Semineri yapılacaktır. Bu Seminerlerin genel olarak Tarih ağırlıklı olması nedeniyle Merkezimiz tarafından “Uluslararası Ortadoğu Sosyolojisi Kongresi”nin düzenlenmesinin uygun olacağı kararlaştırılmıştır.

Çünkü insanlık tarihinin ana merkezini oluşturan Ortadoğu, bu gün de dünyanın ilgi odağı olma özelliğini sürdürmektedir. Ortadoğu toplumları sosyoloji çalışmaları için zengin bir alan oluşturmaktadır. Bölge ülkelerinin şiddetle ihtiyaç duyduğu ekonomik, siyasal, sosyal, kültürel ve teknolojik işbirliğinin sağlanmasında birlikte gerçekleştirilebilecek bilimsel araştırma projelerinin önemli bir rolü olabilecektir. Ancak bu alanda yapılan çalışmaların büyük bir kısmı bölge dışı ülkeler tarafından kendi amaçlarına göre gerçekleştirilmektedir. Oysa dışarıdan bakışla gerçekleştirilen sosyal araştırmalar, sosyal olguların anlamlandırılmasında eksik kalabilmektedir. Bu çerçevede gerçekleştirilecek ortak sosyoloji çalışmaları ile bölgenin toplumsal sorunlarına, işbirliği çerçevesinde, çözüm üretebilecek politikalara katkı sağlanabilecektir. Amacımız Kongrenin hem Ortadoğu’yla ilgili sosyolojik çalışmaların sonuçlarının paylaşılmasına hem de muhtemel ortak çalışmalara vesile olmasıdır.

PURPOSE
Middle East Region contains many different historical, cultural, social, economic and geopolitical features in itself. From past to present, states, various communities with diverse identities, religions, cultures, civilizations have emerged, destroyed or continued their existence till now. Throughout the history, the area has been social, political, economic battlegroundfor intraregional and exterritorial actors besides being source of various civilizations with new unions. By the purpose of examining this process, “International Middle East Congresses” are held jointly byFırat University Middle East Research Center and Damascus University (Syria) biennially.This yearthe 6th International Middle East Seminar will be held which is themed “Political and Executive Conditions of Middle East in Seljuk-Ottoman Administration”. Since the seminars are generally History oriented it is decided by our Center that it would be appropriate to organize "Congress of International Middle East Sociology".

Nowadays Middle East still has property of being centre of attraction with constituting the main center of history of humanity. Middle East societies have rich field for the study of sociology. Scientific research projects that can be performed may have important role for providing economic, political, social, cultural and technical cooperation which is strongly needed by countries in the region. However, most of the studies on this subject are carried out by exterritorial countries for the purpose of achieving their own aims. But the external perspective of these social researches may remain incapable for making sense of social facts. In this context, sociological studies carried out In collaboration can contribute to the solution policies for region’s social problems. Our purpose for the Congress is to share both results of sociological research about Middle East and conduce to joint study in the future.

Konular / المواضي /Themes
Konular:
Kırsal Yapı ve Kentleşme
Sosyal ve Siyasal Hareketler
Sosyal Yapı ve Sosyal Değişme
Kültür, Kültürel Değişme, Sosyal ve Kültürel Kimlik
Küreselleşme, Postmodernizm ve Yaşam Tarzları
Sosyal Çatışma, Şiddet, Suç, Ceza ve Hukuk
Din, Mezhep, Dini Etkileşim, Dini Hareketler
Aile, Kadın ve Çocuk
Göç ve Nüfus
Sosyal Jeopolitik
İletişim ve Toplum
Sosyo-Ekonomik Endüstriyel Gelişme
Bilim ve Teknoloji
Themes:
Rural Structure and Urbanization
Social and Political Movements
Social Structure and Social Change
Culture, Cultural Change, Social and Cultural Identity
Globalization, Postmodernism and Life Styles
Social Conflict, Violence, Crime, Punishment and Law
Religion, Sectarian, Religious Interaction, Religious Movements
Family, Women and Child
Migration and Demography
Social Geopolitics
Communication and Society
Socio-Economic and Industrial Development
Science and Technology
المواضيع
البناء البدائي والتمدن
الحركات السياسية والاجتماعية
البنية الاجتماعية والتغير الاجتماعى
الثقافة , التغير الثقافى , الهوية الاجتماعية والثقافية
العولمة, ما بعد الحداثة وأنماط الحياة
التناقض الاجتماعى , العنف , الجريمة , العقوبة والحقوق
الدين, المذهب, التفاعل الدينية والحركات الدينية
العائلة والمرأة والأطفال
الهجرة والسكان
الجيوسياسية الاجتماعية
الاتصالات والمجتمع
نظريات الهندسة الاجتماعية
التطورات الصناعية الاجتماعية الاقتصادية
العلوم والتكنولجيا

Önemli Tarihler/ التواريخ المهمة / Important Dates

Özet Tesliminin SonTarihi/تاريخ نهائى لتسليم الملخص / Deadline for Submission of Abstracts:
15.04.2012

Kabul Özetlerin İlanı / اعلان الملخصات المقبولة/ Notification of Accepted Abstracts :
25.04.2012

Bildiri Tesliminin Son Tarihi /تاريخ نهائى لتسليم البحث/ Deadline for Full Paper :
10.06.2012

Kongre Tarihi/ تاريخ المؤتمر / Congress Dates :
28-30.06.2012

Önemli Uyarı / Important Notice
Kabul edilmiş ve sunumu yapılmış bildiriler Kongre Kitabında yer alacaktır.
Accepted and presented papers will be included in Proceedings Book


Yer/ المكان. / Place
Yazım Kuralları / Paper Format / القواعد هجاء
Ulaşım / نقل / Transportation
Konaklama / سكن / Accomodation

8 Nisan 2012 Pazar

Belgrad Ormanında yeni hastalık: PŞT

Metropolün kalan son ormanı gelecek kuşaklara çöplük olarak bırakılıyor.

Ormanda yeni hastalık: PŞT: Belgrad Ormanı tıbbın çaresiz kaldığı, insandan bulaşan bir hastalıkla boğuşuyor: Canlı türlerini düşünmeden ormana plastik poşet atma sendromu.

http://www.radikal.com.tr/index/guven_eken


Çevre mühendisliğine biraz sosyal bir tez konusu yapılsa çözüm olarak neler çıkar acaba?

3 Ekim 2011 Pazartesi

İstanbul-Anadolu, Tekel arazisinde doğal sit alanı kararı varken oldu bittilere !

İstanbul

İstanbul-Anadolu, Tekel arazisinde doğal sit alanı kararı varken...

oldu -ama- bitmedi>

...330 dönümlük Tekel arazisi maliyenin mülkiyetindeydi.Tahsisden sonra, taşınmazın “Sanayi alanı” olan imar durumu, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 18 Haziran 2010 tarihli kararıyla “üniversite alanına” dönüştürüldü.

Plan değişikliğine karşı açılan davada, “Dünyanın her yerinde üniversite kampüsleri şehir dışına çıkarılarak modern bir eğitim imkanı sağlanırken, şehrin ortasında, trafik ve nüfus artışına neden olacak bir üniversite yapılanmasının doğru olmadığı” belirtilmişti.
Yapılan plan tadilatı ile “bölgeye fazla ve hukuka aykırı yapılaşma hakkı sağlandığını” ileri süruldu. ...

Kaynak>
http://gundem.milliyet.com.tr/tekel-arazisi-nefes-alacak/gundem/gundemdetay/03.10.2011/1445877/default.htm

26 Eylül 2011 Pazartesi

Bilimsel Yayın Çalışmaları

Anahtar Konular:

Mülkiyet ve İmar Hakları,
Afet/Deprem,
Kentsel Dönüşüm,
Kültür ve Tabiat Varlıkları,
Ekoloji,
Kentsel Koruma ve Yenileme,
İmar planları,
Koruma Amaçlı İmar Planları,
Bakanlıklar,
Yerel Yönetimler,
Mevzuat,
İmar hukuku,
Çevre hukuku,
Sit alanları,
İmar uygulamaları...

Benzer anahtar kelimeleri kapsayan konularda 2009 sonrası bazı bilimsel etkinliklerde sunulan bildiriler ve dergilerde yayımlanan makaleler; azizcumhurkocalar.blogspot.com yoluyla izlenebilir.

İyi araştırmalar.

5 Haziran 2010 Cumartesi

Emek sineması-ICOMOS Türkiye Milli Komitesi üyeleri

EMEK SİNEMASI’NIN KORUNMASI İLE İLGİLİ GÖRÜŞ
Emek Sineması, İstanbul kültür yaşamının özgün mekânsal değerlerini yaşatan bir yapı olmanın yanı sıra, Beyoğlu’nun günlük hareketliliğine katılan canlı odaklardan biridir. 19. Yüzyıldan bu yana kentin modernleşmesine ilişkin her değişim Emek Sineması ve ona eklemlenen yapılar bütününde önemli izler bırakmıştır. Emek Sineması ve çevresindeki mekanlar en azından 19. Yüzyıl ortalarından bu yana kentin kültür yaşamının merkezinde yer almışlardır. Bu adanın kentin ilk opera-tiyatro yapısını barındırdığı, elçilikler dışında ilk baloların burada verildiği, İstanbul’da kendisi için inşa edilmiş bağımsız bir yapıya sahip ilk kulübün burada konumlandığı gibi tarihsel gerçekler bilinmektedir. Yaklaşık olarak son yarım yüzyıldaysa sunduğu nitelikli filmler ve diğer düzeyli etkinliklerle kentlilerin belleklerinde unutulmaz izler bırakmış olan bu sıradışı mekan ve bulunduğu yapı adası bütün olarak korunması gereken bir kültür varlığıdır. Beyoğlu’nda korunmaya değer bulunarak tescil edilen ilk yapılar da yine bu yapı adasında konumlanmaktadır. Söz konusu yapı birikiminin koruma statüsünün düşürülmesi ve yerine bir AVM yapılması İstanbul’da geç 19. Yüzyıl ile erken 20. Yüzyılda ortaya konmuş en önemli tarihsel yapı topluluklarından birini ortadan kaldıracaktır. Böyle bir girişim İstanbul’da tarihi çevrenin karşı karşıya olduğu en vahim saldırılardan biri olarak nitelenebilir.
Cercle d’Orient ve Emek Sineması’nın üzerinde konumlandığı yapı adası 19. Yüzyılın ikinci yarısından başlayarak 1960’lara uzanan aralıkta İstanbul’da uygulanmış en gelişkin inşaat tekniklerinin ve bir dizi mimari üslubun düzeyli örmeklerini de içermektedir. Sadece Emek Sineması özelinde ele alınırsa, yapı İstanbul’da 20. Yüzyıl başından bugüne ulaşmış en geniş iç mekandır. Bezeme özellikleri bakımından 1900’lü yılların biçim tercihlerini önemli ölçüde korumaktadır. Yapım teknolojisi açısından olduğu gibi, üslupsal olarak da aynen korunması gereken 1. Derece eser niteliğindedir. Bu denli önemli bir tarihi mekan yerinde ve özgün mimarisi ile korunmalıdır. Yapım özellikleri nedeniyle başka bir yere, konuma, kota taşınarak korunacağını savunmak, koruma ilkelerine aykırı olmanın ötesinde teknik olarak imkansızdır. Yıkıldıktan sonra benzer bezemeleri üzerinde barındıran bir başka mekan inşa edilmesi kuşkusuz mümkündür; ancak, buna tarihsel çevreyi koruma değil, “tarihsel gibi gözüken” bir yeni bina yapmak denir. Koruma ve restorasyon disiplini yeni malzeme ve tekniklerle “sözde tarihsel” mekanlar inşa etme aldatmacasının bir diğer adı değildir. Tarihsel eser ve çevreleri önemseyen duyarlı hiçbir uzman ve yurttaş bu aldatmacaya kanmayacaktır, kanmamalıdır.
Tarihsel çevre ve yapıları koruma yaklaşım ve ilkelerini hiçe sayarak, sadece kısa vadeli maddi çıkarları ön plana alarak bu alanda yapılmak istenenler kamu yararına aykırıdır. Beyoğlu’nun tarihi kimliğine, yapı stokunun inşai ve mimari özelliklerine saygı gösterilmeli ve semtin Emek Sineması gibi özgün bileşenleri özenle, yerinde korunmalıdır.

ICOMOS Türkiye Milli Komitesi üyeleri

19 Mayıs 2010 Çarşamba

Tarihsel Kentler - Kültürel Ayrımcılık

Duyuru

Anadolu'nun Tarihsel Kentleri, kültürel ayrımcılığın nispeten eritilebildiği kamusal alanlar yaratabilmişlerdir. Örneğin, İstanbul'un da çok katmanlı tarihsel yapısından hareketle, kamusal alanlarının daha nitelikli kültürel açılımı adına şunları söyleyebiliriz.

Bu tür sosyal paylaşımların derinleşerek sürdürebileceğine dair inancımızı, bu yollardan da bilimsel yaklaşımlı desteklerle arttırabileceğimizi, artık çok iyi biliyoruz.

O yüzden okuyucularımıza şimdilik, bazen mekana da açıkca yansıyabilen, artık ezberlerimize de istemesekte işlemiş bulunan, toplumdaki gizli şiddetten kaynaklı ayrımcılıktan etkilenen bizlerin, önce kendimizi, sonra siyaset felsefesi açısından düşünerek, oy verdiğimiz partimizi, ciddi sorgulayabileceğimiz, ilgi çekici bir etkinlikle karşı karşıya olabileceğimizi hatırlatmak isterim. (Arkası gelecektir.)

Gençliğin katkısıyla, gerçekleşmeyi sürdürecek, ender görülen toplumsal bir eğitim projesi;
http://kitapokuma.blogspot.com/2010/05/yasayan-kutuphane.html
üstelik sizlerin de gecikmesiz katılım desteğini bekliyor.

Bu proje hakkında, ilk saptamalardan hareketle:

Tiyatro kadar güçlü, etkileşimli yanıyla da yüz yüze canlı bir karşılaşma alanı** yaratıyor oluşuyla,
bu projenin; kamusal alanı, gerçekçi-sosyal bir açıdan genişletebilmesi, ilgili disiplinler adına daha çok ilgi çekeceğinin de habercisi gibi !

O yüzden, bu konu daha da ayrıntılı bir şekilde, şu sitelerde de ele alınacaktır:

(** Yani, yakın gelecekte başlayacak yazı kaynaklarının yer alacağı tematik sitelere göndermeler)

http://dogaclamalar.blogspot.com/ Ciddi bir karşılaşma alanı yaratması
http://kulturtabiat.blogspot.com/ Kültürel farklılıklar
http://sol-ol.blogspot.com/ ! - Ayrımcı siyaset

Kamusal alanı zenginleştiren şenliklerin yanısıra,

Fest. duyurularının da, her sene Mayıs ayıyla birlikte artıyor olduğunu hatırlamak isteyenlere;

http://tiyatroda.blogspot.com/2010/05/rengarenk-festivaller.html


17 Aralık 2009 Perşembe

Petrol Ofisi’nin arsası - İstanbul

Haber

Haberde geçen örnek bir konu: Petrol Ofisi’nin arsası


Topbaş, törenin ardından gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Bir gazetecinin Petrol Ofisi’nin Çubuklu’daki tesisi ile ilgili belediye olarak ne yapacaklarını sorması üzerine Topbaş, "Yasal prosedür devam etmiş. Hukuk devletinde yaşamaktayız. Yargının kararına taraflar rıza göstermek zorunda. 2001’de açılmış bir dava bu. Bugüne kadar ecrimisil ve faizleriyle birlikte tahliyesi söz konusu. O benzin istasyonunu değerlendireceğiz ve gerekiyorsa tahliye işlemini yapacağız. Cezanın da faiziyle tahsili yasal bir zorunluluk. Bu yer artık belediyeye ait oluyor" şeklinde konuştu.


Bir başka gazetecinin "Kentsel dönüşümde kaçak katı olanlara da birebir dairelerini verecek misiz?" sorusu üzerine Topbaş, kaçak yapısı da olsa bugün orada yaşadıkları için karşılığı olan daireyi vereceklerini söyledi.


Bunun kurallara uyanlara haksızlık olup olmayacağı sorusuna Topbaş, "Toprak tapuları var. Ama imar haklarını aşmışlar. Biz dere havzalarına yapı yapanlara da konut verdik. İstanbul’da imara aykırı yapı çok fazla" karşılığını verdi. (aa)

Kaynak: Radikal
Türkiye / 16/05/2008

Okullar

Haber

Belediyeler ya da valiliklerce yapılan arsa ve arazi düzenlemesinde'ortaklık payı' adıyla kamuya ayrılan alanların oranını...ANKARA - Belediyeler ya da valiliklerce yapılan arsa ve arazi düzenlemesinde 'ortaklık payı' adıyla kamuya ayrılan alanların oranını yüzde 35'ten yüzde 40'a çıkaran yasa tasarısı, TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu'nda dün kabul edildi. Tasarıya bu alanlara MEB'e bağlı ilk ve ortaöğrenim okulları yapılması için bir madde eklendi. Tasarıya göre okul yapılacak alanlardaki gecekondu sahipleri, imar haklarını alsalar bile, belediye veya valiliğin yazılı ihtarı üzerine 30 gün içinde binaları yıkmak ve enkazını kaldırmak zorunda tutuluyor.

Kaynak: Radikal 2
Gecekondu yerine okul
Türkiye / 31/07/2003

Kültürel etkinlikler -2010 İstanbul

Haber

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna"Kentim İstanbul" adlı kitaba yazdığı önsözde araştırma sonuçlarını şöyle yorumluyor: "Yüzde 64 oranında İstanbullu hiçbir kültürel etkinliğe katılmadığını ifade ediyor. Bu İstanbul'un kabul edebileceği bir şey değil. İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak faaliyet üzerine faaliyet yapıyoruz...

...

"İstanbullularınİstanbul'a yabancı olması" nedeniyle, doğal olarak İstanbul'un Belediyesinin de bu seçkinler aracılığıyla kendi vatandaşlarına yabancı muamelesi yapma hakkı doğuyor. Bu durumda Belediye'nin kendi projelerini katılıma açması, bilgi paylaşması, imar haklarını şeffaf bir şekilde düzenlemesi için bir neden yok. Araştırmanın da ortaya koyduğu gibi, çünkü İstanbullular zaten henüz 'İstanbullu' değiller. Dolayısıyla başka şehirlerin hemşerilerine tanıdığı hakları da onlara tanımaya gerek yok. İlk önce İstanbulluların İstanbullu olmasını beklemek gerekiyor. Sonuç: Hem yönetim olarak Belediye, hem tepeden inme projeler yapan uzmanlar başka şehirlerde olup bitenlere ve bu şehirde yaşanan sorunlara gözlerini kapatıp, rahatlayabilirler.

Kaynak: Radikal 2

KORHAN GÜMÜŞ

04/05/2003

İSTANBUL TARİHİ KÜLTÜREL VE DOĞAL VARLIKLAR, SOSYOLOJİ BOĞAZİÇİ SİTLER Cumhur KOCAL AR

Tarihi Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma

KUZEY ANKARA KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ VİDEOSU

Kuzey Ankara Kentsel Dönüşüm Projesi

HABERLER
Kuzey Ankara Kentsel Dönüşüm Projesi

TOKi
Rant
Hasılat paylaşımı
7 bini hak sahipleri
'Kentsel Dönüşüm Kanun Taslağı'
Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Teknik Araştırma ve Uygulama Genel Md. Dr. H.Yıldırım
Dikmen Vadisi
Fatih Bel
TV Haber CNN Video

Ankara’da Emlak, İnşaat, Gayrimenkul ve Yatırım Günleri…
Tarih: 9 Kasım 2007 Kaynak: Ankara Büyükşehir Belediyesi

TOKİ Başkan Yardımcısı Mehmet Murat ise, “Cumhuriyet tarihi boyunca bu kadar büyük bir gecekondu dönüşüm projesi ilk defa TOKİ tarafından başlatılmıştır” diye konuştu.Ankara Büyükşehir Belediyesi adına kürsüye gelen ve Büyükşehir Belediyesi’nin yürüttüğü projelere kısaca değinen Genel Sekreter Yardımcısı Yunus Aluç, fuara katılmaları için teklif geldiğinde hemen kabul ettiklerini kaydederek, şöyle devam etti: “Ankaralılar yakından bilirler, özellikle kentsel dönüşüm projelerimiz ve diğer alt başlıklı projelerimizle özellikle emlak sektöründe çok önemli bir boşluğu doldurduğumuza inanıyoruz. Bu projelerimiz sayesinde diğer projelere bir örnekleme yaptığımız gibi ve Ankara’da daha rant getirecek projeler üzerinde de çalışıyoruz. Buradaki katılımcıların hepsinin bir fuar çatısı altında Ankaralılara gösterilmesi özellikle konut almak isteyen alıcılar için çok önemli.”

166 Sosyal, 43 Kentsel Dönüşüm Projesi
….

Bunların en önemlilerinden Dikmen Kentsel Dönüşüm Projesi’nin 4. ve 5. etap çalışmalarının başladığını, Kuzey Ankara Kentsel Dönüşüm Projesi’nin devam ettiğini ve yeni kararı alınan Yeni Mamak Kentsel Dönüşüm Projesi’nin de en kısa zamanda başlayacağını kaydeden Aluç, “43 ayrı bölgede, Ankara’nın gecekondulaşmadan biran önce kurtularak modern şehre kavuşması ve sosyal donatılarıyla birlikte yaşanabilir bir çevreye kavuşmasına katkı sağlıyoruz. Tabi bu projelerin sosyal boyutu çok önemli. Hiçbir vatandaşımızın burnu kanamadan, sorun yaşamadan ister kiracı, ister mal sahibi, ister gecekondusu olsun olmasın herkesi mutlu edecek alternatif projelerle herkesi ev sahibi yapmayı amaçlıyoruz” dedi. …


http://www.arkitera.com/haber_14239_tokiden-kentsel-donusum-ihalesi.html
TOKİ'den kentsel dönüşüm ihalesi
Tarih: 5 Şubat 2007 Kaynak: Radikal
Toplu Konut İdaresi (TOKİ), Ankara'nın Protokol Yolu girişinde büyük bölümü yıkılan gecekonduların sahiplerine dağıtılmak üzere 3 bin 624 konut yapımı için ihaleye çıkıyor. Kuzey Ankara Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında gerçekleştirilecek konut yapımı için ilk ihale 26 Şubat 2007 tarihinde yapılacak. Gerçekleştirilmesi planlanan 710 konutluk ilk ihalenin ardından 5 Mart 2007'de 742, 6 Mart'ta 2007'de 471 konut, 7 Mart 2007'de 702 konut, 8 Mart'ta 2007 tarihinde 899 adet konut yapımı için ihaleye çıkılacak. 2 bin 94 adet konut proje kapsamında gecekonduları yıkılan hak sahiplerine verilecek, kalan bin 530'u ise halka satılacak. Aralıktaki ihaleye sadece bir teklif gelmişti Öte yandan, Toplu Konut İdaresi, Esenboğa Yolu'nda kurmayı planladığı 18 bin konutluk 'yeni kent' için en son geçen yıl aralık ayında ihale açmış, ancak hasılat paylaşımı yöntemiyle yapılan ihaleye sadece bir firmadan teklif gelmişti. Bu teklifi düşük ve yetersiz bulan Toplu Konut İdaresi ihaleyi iptal ederken, söz konusu bölgede yıkılan gecekondu sahiplerinin mağdur olmaması için kendisi konut yapmaya karar vermişti. Kuzey Ankara Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında, 7 bini hak sahipleri için olmak üzere, bölgede en az 18 bin konut yapılacak.



'Kentsel Dönüşüm Taslağı' tartışılıyor
Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Teknik Araştırma ve Uygulama Genel Müdürü Dr. Hami Yıldırım, gecekondulaşmanın insanları göçe iten sebepler ortadan kaldırılarak önlenebileceğini söyledi. Bolu-Abant'ta düzenlenen 'Kentsel Dönüşüm Kanun Taslağı' toplantısı sona erdi. Toplantı sonrasında açıklamalarda bulunan Yıldırım, 3 günlük toplantı süresince kentsel dönüşüm planlarının hazırlanması, yerel yönetimlerce tasfiye edilecek yapılar, yapı ruhsatı ve kullanma izin belgeleri, denetim ve cezalar gibi konularda çalıştıklarını belirterek, "Bana göre, gecekondulaşmayı kentsel dönüşüm projelerinin yanı sıra gecekondularda yaşayan insanları göçe iten sebepleri ortadan kaldırarak önleyebiliriz'' dedi. Yıldırım, Dikmen Vadisi'nde yapılan Kentsel Dönüşüm Projesi'nin bir benzerinin Toplu Konut İdaresi ile Ankara Büyük Şehir Belediyesi tarafından ortaklaşa Kuzey Ankara Kentsel Dönüşüm Projesi ile hayata geçirilmesinin planlandığını da söyledi.

http://www.yenisafak.com.tr/arsiv/2004/subat/23/gkisa.html

18 bin konuta ilgi yok!
http://www.evdose.com/tur/konut/kon0284.html



http://www.ozpa.net/pGiDxiIT4NM/kuzey-ankara-kentsel-donusum-projesi-videosu.html
· Açıklama: Kuzey Ankara Kentsel Dönüşüm ProjesiUzunluk: 7,30 dk.Taglar: Kuzey, Ankara, Kentsel, Dönüşüm, Projesi, kuzeyankara, kuzeykent, protokolyolu, toki, tobaş, ankara, girişi, kapısı, http://www.yasebo.net/projesi.html



http://www.zdhaber.com/Video/meclis-yarin-teroru-gorusecek-03nisan2006.html

AK Parti Grup Başkanvekili İrfan Gündüz, Parlamento'da düzenlediği basın toplantısında, TBMM Genel Kurulu'nun bu haftaki çalışma programıyla ilgili bilgi verdi. Son günlerde yaşanan terör olayları, yarın Meclis'te görüşülecek. Genel Kurul'un yarın 15.00-22.00, 5 Nisan Çarşamba günü 15.00-21.00 ve 6 Nisan Perşembe günü 14.00-21.00 saatleri arasında çalışacağını belirten Gündüz, yarınki en önemli gündem maddesinin, sadece Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da değil, İstanbul'da da meydana gelen terör olaylarıyla ilgili olarak, Hükümet'in Meclis'i bilgilendirmesi olacağını belirtti. Gündüz, konuyla ilgili olarak kimin Meclis'i bilgilendireceği sorusuna, ''Ya Terörle Mücadele Yüksek Kurulu Başkanı olarak Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcımız ya da İçişleri Bakanı olacak. Bu, sanıyorum Bakanlar Kurulu'nda belli olur. Bakanlar Kurulu halen devam ediyor'' dedi. İrfan Gündüz, bu görüşmenin tamamlanmasının ardından, Kuzey Ankara Kentsel Dönüşüm Projesi, Makedonya ile Türkiye arasında imzalanan sözleşme ve Yargıtay'a güvenlik görevlisi alımı, ihracat malı taşıyan araçların kullandığı motorine ÖTV istisnası getiren düzenlemeler ile Türkiye ve Güney Afrika arasında imzalanan uluslararası sözleşmeyi içeren yasa tasarısının görüşüleceğini bildirdi. Genel Kurul'da, 5 Nisan Çarşamba günü, TOKİ'nin ihtiyaç duyduğu personel alımını içeren düzenleme, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından bir kez daha görüşülmek üzere Meclis'e geri gönderilen Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yasa'da değişiklik içeren yasa ve Ulaştırma Bakanlığı ile ilgili iki ayrı düzenlemenin ele alınacağını kaydeden Gündüz, bunun ardından bir uluslararası sözleşmenin de görüşüleceğini kaydetti. Gündüz, 6 Nisan Perşembe günü Genel Kurul'da TSK ile ilgili 3 yasa tasarısının ele alınacağını, bunlar arasında en önemlisinin, kadın memurlara verilen doğum izniyle ilgili düzenlemenin TSK'de çalışan personel için de kullanımına izin veren tasarı olduğunu ifade etti.


Popüler Yayınlar

ETKİNLİK TAKVİMİ